Milli teknolojiler tanıtıldı

Milli teknolojiler tanıtıldı

Türkiye’nin Milli Teknoloji Geliştirme Altyapıları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katıldığı Törenle Açıldı

01 Kasım 2018 - 09:28

Milli Teknoloji Geliştirme Altyapıları Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın katılımıyla TÜBİTAK SAGE Yerleşkesinde düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören öncesinde tamamen yerli üretim olan mühimmatların sergilendiği salonu gezerek TÜBİTAK SAGE yetkililerinden bilgi aldı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Savunma Sanayii Başkanı Prof.Dr. İsmail Demir, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler de törende hazır bulundu. Törende, katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bağımsız ve güçlü Türkiye hedefine, savunma sanayimizde başlattığımız milli hamleleri kesintisiz şekilde sürdürerek varabiliriz ve varacağız. İşte bu anlayışla savunma sanayinde yüzde 65 olan yerlilik millilik oranını daha da yukarılara taşıyacağız" dedi. Birbirinden önemli milli teknoloji geliştirme altyapılarının açılışı, savunma sanayi projelerinin teslimi ve testleri dolayısıyla bir araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, milli teknoloji geliştirme altyapılarının, optik sistemler araştırma laboratuvarının ve Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edilen yeni nesil mühimmatların Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek, bu projelerin Türkiye'ye kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik etti. Erdoğan, Türkiye'nin savunma, havacılık ve uzay teknolojilerinin her alanında söz sahibi bir ülke olma yolunda hızla ilerlediğini vurgulayarak, özellikle yüksek çözünürlüklü gözlem, haberleşme uyduları ve alt sistemleri, uydu fırlatma sistemleri, uydu veri işleme, depolama ve bilgi destek sistemleri konusunda önemli sonuçlar alındığını bildirdi. Hizmete alınan uydunun ardından daha gelişmiş uydular tasarlamak, üretmek ve uzaya göndermek zorunluluğu bulunduğunu her zaman ifade ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Bu çerçevede ortaya koyduğumuz hedeflerimizden biri de uydu kameralarının, büyük çaplı aynaların ülkemizde üretilmesiydi. Açılışını yaptığımız Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı kısa adıyla OPMER işte bu amaçla TÜBİTAK UZAY Teknolojileri Araştırma Enstitüsü bünyesinde kurulmuştur" diye konuştu. İMECE Uydu Projesi'nde kullanılan kameranın tasarım, entegrasyon ve testlerinin TÜBİTAK tarafından yapıldığını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "Bu kamerada kullanılan ayna, mercek, prizma ve filtre gibi hassas optik bileşenler yurt dışından tedarik ediliyordu. Kritik teknoloji olarak kabul edilen bu parçaların hem maliyetleri yüksekti hem de ihraç kısıtlamasına tabiydi. OPMER Projesi sayesinde hassas teknolojiye sahip optik bileşenleri milli kabiliyetlerimiz ile geliştirme imkanına kavuştuk. Bu sayede kritik tasarımların bilgi birikiminin ve ödenen yüksek tutarların yurt içerisinde kalmasını sağlıyoruz. Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı'nın faaliyetleri sadece optik bileşen üretimiyle sınırlı değildir aynı şekilde ürünlerin tasarım ölçüm, entegrasyon ve test faaliyetlerini de bu tesiste yürüteceğiz.""DÜNYADAKİ SAYILI LABORATUVARLARDAN"
OPMER altyapısının toplam 16 laboratuvardan oluştuğunu dile getiren Erdoğan, tesiste uydu kameralarının yanında yurt dışından tedariğinde zorluk yaşanan hassas optikler ve teleskoplarda kullanılan büyük çaplı aynaların da üretileceğini ifade etti. Türkiye'de bu alanda kurulan ilk merkez olan OPMER'in, dünya genelinde konuyla ilgili Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleştiren sayılı laboratuvarlardan olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Son yıllarda Türkiye'ye karşı yoğunlaşan saldırıların arkasındaki sebeplerden birinin de uyguladığımız bağımsız politikalara duyulan tepki olduğunu biliyoruz. Yine biliyoruz ki siyasette ne kadar bağımsız olursak olalım iş dönüp dolaşıp savunma sanayimizin gücüne dayanıyor. Hamdolsun bu noktada da ciddi mesafeler kat ettik. Savunma sanayinde yüzde 20'lerde olan yerlilik, millilik oranını bugün yüzde 65'lere çıkardık. İşte bu başarının arkasında açılışını yaptığımız tesis gibi ileri teknolojiyle donatılmış altyapılar, verilen emekler, sergilenen maharetler vardır. Yaşadığımız dönemin tarihe altın harflerle kazınacağına inanıyorum. Ancak ulaştığımız seviyeyle yetinemeyiz. Bağımsız ve güçlü Türkiye hedefine savunma sanayimizde başlattığımız milli hamleleri kesintisiz şekilde sürdürerek varabiliriz ve varacağız. İşte bu anlayışla savunma sanayinde yüzde 65 olan yerlilik, millilik oranını daha da yukarılara taşıyacağız."

"ÖNEMLİ BİR ALTYAPIYA KAVUŞUYOR"
TÜBİTAK Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsünün, geliştirdiği yüksek teknolojiye dayalı silah sistemleriyle savunma sanayine önemli katkılar verdiğini belirten Erdoğan, bugün açılışı yapılan Harp Başlığı Raylı Sistem Dinamik Test Altyapısı HABRAS'ın da bu katkılardan biri olduğuna dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Artık milli olarak geliştirilen silah sistemlerinin etkinlik testleri, seri üretilen mühimmatların kafile kabul testleri, yurt dışından satın alınan silah sistemlerinin testleri bu kuruluşumuz tarafından yapılacaktır. HABRAS'ın işletmeye alınmasıyla savunma sanayimiz Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin gibi sınırlı sayıda ülkenin sahip olduğu önemli bir yeteneğe ve altyapıya kavuşmuş oluyor. Milli imkanlarla ve emsallerine göre çok kısa bir zaman içerisinde tamamlanan HABRAS'la Türkiye kendi testlerini yapmanın yanı sıra yurt dışına da bu hizmeti verebilir bir ülke haline geliyor." Erdoğan, Harp Başlığı Raylı Sistem Dinamik Test altyapısı HABRAS'ın test faaliyeti için canlı yayınla Konya Karapınar'a bağlandı.  Bir metre duvar kalınlığındaki sığınağın imha edilmesini içeren ve 7 saniye süren testin geri sayımını yapan Erdoğan, testin başarılı geçmesinin ardından tebriklerini iletti. 

"PULAT AKTİF KORUMA SİSTEMİ"
Savunma sanayi sektörümüzün bugün binden fazla şirket yanında KOBİ'lerin, araştırma kuruluşlarının ve üniversitelerinin katılımıyla milli bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu milli yapı ve birlikteliğin ortaya çıkardığı ürünlerden birisinin de "Pulat Aktif Koruma Sistemi" olduğunu dile getirdi. Erdoğan, sisteme ilişkin şu bilgileri verdi: "Pulat, entegre edildiği tankı statik karşı koyma tekniği ile sahada maruz kalacağı tehditlere karşı koruyan TÜBİTAK SAGE ve ASELSAN ortaklığında geliştirilen bir sistemdir. Kalifikasyon ve entegrasyon çalışmaları devam eden Pulat'la TÜBİTAK SAGE'nin geliştirdiği harp başlığı ve ateşleme biriminden oluşan tahrip sistemi çok kritik bir teknolojidir. Bu sistem, tehdidin tanka ulaşmadan, havada etkisiz hale getirilmesini sağlayacak şekilde geliştirilmiştir. Bu teknolojiyle Silahlı Kuvvetlerimizin en önemli muharip gücü olan tank birliklerimiz gerçekten hayati bir teknolojiye kavuşmuş oluyor." Erdoğan, daha sonra canlı yayın üzerinden Ankara TÜBİTAK SAGE Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen "Pulat Tahrip Sistemi Etkinlik Testi"ni başlattı. Testin başarıyla sonuçlanmasının ardından Erdoğan, "Hayırlı olsun" temennisinde bulundu.

IŞIN PROJESİYLE YÜKSEK İSABET
Erdoğan, savunma sanayi ve yerli teknoloji çalışmalarından bir başka özgün ürününün de TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülen "Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi", kısa adıyla "Işın Projesi" olduğunu aktararak, proje kapsamında yerli imkanlarla üretilen lazer ve lazer sistemlerinin yüksek isabet oranıyla hedefler üzerinde üstün başarı sağladığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elektrik enerjisiyle mühimmatsız çalışan, atım maliyeti düşük, lazer silahlarımız kendi mühendislerimiz tarafından tasarlandı, üretildi ve test aşamasına getirildi. İlk prototipte yurt dışından tedarik edilen lazerler, proje kapsamında millileştirildi. Ülkemiz, savunma uygulamalarına uygun kilovat üzeri lazer yapan ülkeler arasına girdi. İlk denemelerde yüksek başarı sağlayan sistem önümüzdeki dönemde hava araçlarında ve gemilerde kullanılabilir hale gelecek" diye konuştu. Daha sonra Erdoğan, Kırıkkale'ye canlı yayınla bağlanarak, Işın Projesi Lazer Silah Sistemi testini başlattı. Testin geri sayımının ardından, 1,5 kilometre mesafe ve 3 milimetre kalınlığındaki çelik mühimmata benzer silindir hedef imha edildi. Erdoğan, testin başarılı geçmesi üzerine tebriklerini iletti. 

"ELEKTRONİK MANYETİK FIRLATMA SİSTEMİ"
Günümüzde güvenlik kavramının anlamının büyük ölçüde değiştiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık fiziki güvenliğin, siber güvenlikle, dijital sanayiyle, yerli yazılımla, yapay zekayla tahkim edilmesi gerekiyor. Nano teknoloji, malzeme havacılık, uzay ve savunma alanlarında ihtiyaç duyduğumuz, teknolojik derinliğimiz her geçen gün artıyor. Bundan dolayı da kendimize olan güvenimiz uluslararası savunmayla ilgili camiada da artıyor" dedi. Bu ürünlerden biri olan Elektronik Manyetik Fırlatma Sistemini, kısa adıyla "Sapan"ı bugün hayata geçirdiklerini belirten Erdoğan, "Bu bir taaruz sistemidir. Şimdi bunu izliyoruz. Maliyetleri oldukça yüksek kimyasal yakıtlar ile ulaşılması riskli olan, sesin 6 katı ve üstü, yani hipersonik hızlara Sapan ile birlikte erişebileceğiz. Hipersonik hızlarda hareket eden bir mühimmatın hem takip edilmesi hem de imha edilmesi çok zor. Bu yüzden bu tür mühimmatlar, kritik hedeflerin imhasında kritik öneme sahip" diye konuştu. Sapan'a benzer sistemlerin tasarımı ve güvenli çalışması için tüm dünyada çalışmaların devam ettiğini kaydeden Erdoğan, bu kritik teknolojiyi ülkemizde üretmeye başladığımızı, proje kapsamında bir kilogramlık mühimmatın saniyede 2 bin metreden başlayan hızlarla fırlatılmasının hedeflendiğini bildirdi. Savunma sanayisinde geliştirilen yerli teknolojilerle son dönemdeki terör operasyonlarında son derece önemli vazifeler icra ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Gerek sınırlarımız içinde gerekse sınırlarımız dışındaki operasyonlarda yerli savunma sanayi araçlarımızı etkin bir şekilde kullanıyoruz. Zeytin Dalı Operasyonu bunun en çarpıcı örneklerinden biridir. Hamdolsun kimseye muhtaç olmadan, kendi ürünlerimizle çok başarılı bir operasyon gerçekleştirdik. Bugün de başarılı operasyonlara imza atan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin teknik imkan ve kabiliyetlerini daha da artırmakta kararlıyız."

HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞINDA
Geliştirilen bazı mühimmatların Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) tesliminin bugün gerçekleştirileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK-SAGE tarafından genel maksat bombalarına güdüm yeteneği kazandırmak üzere tasarlanan Hassas Güdüm Kiti (HGK) 82'nin Hava Kuvvetleri Komutanlığının envanterine girdiğini bildirdi. Standart bombaları akıllı bomba haline getiren, F4 ve F16 platformlarına sertifikasyonu tamamlanan, her hava durumunda kullanılabilen bu kitle Hava Kuvvetleri'nin operasyon kabiliyetinin daha da ileriye taşındığını anlatan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "İlk parti teslimatları tamamlanmış olan ve üretim faaliyetleri devam eden HGK'nin alt sistemleri ve parçaları, çeşitli savunma sanayi kuruluşlarımız tarafından yurt içinde üretilmektedir. Yakın gelecekte çoklu atım adaptörü ile birlikte kullanılacak bu sistem, böylece daha az uçakla daha fazla hedefin etkisiz hale getirilmesini sağlayacaktır. Yine TÜBİTAK tarafından geliştirilen Kanatlı Güdüm Kiti, Nüfuz Edici Bomba ve Satha Atılan Orta Menzilli Mühimmatları (SOM) da Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine kazandırdık."

MİLLİ HAVA SAVUNMA SİSTEMİNİN ADI SİPER
Erdoğan, uzun menzilli bölgesel hava füze savunma sistemine olan ihtiyacın farklı vesilelerle gündeme geldiğini belirterek, bu sistemin Türkiye'nin güvenliği için önemini vurguladı. Türkiye'yi zamanla bu alanda farklı bir lige çıkaracak projenin ilk adımının bugün atıldığını kaydeden Erdoğan, "Milli uzun menzilli bölgesel hava füze savunma sisteminin oluşturulmasına yönelik çalışmalar, Savunma Sanayi Başkanlığımızın öncülüğünde TÜBİTAK-SAGE, ASELSAN ve ROKETSAN tarafından başlatıldı. İlk teslimatların 2021 yılı sonunda gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bugün ayrıca tarihi önemdeki bu projemizin ismini ilan ediyoruz. 'Siper' adıyla başlattığımız milli uzun menzilli bölgesel hava füze savunma sisteminin hayırlı olmasını diliyorum. Tabii bir savunma sistemi olduğu için adını da 'Siper' koyduk" ifadelerini kullandı. İlgili tüm kurumlardan, projenin zamanında teslimatı konusunda en üst seviyede gayret beklediğini vurgulayan Erdoğan, günümüz dünyasında bağımsızlığı sağlam temeller üzerine oturtmamız için tüm alanlarda yerli teknolojimizi geliştirmemiz gerektiğine işaret etti. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tıpkı savunma sanayinde olduğu gibi her alanda kendi kendine yeten, teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden ülke konumuna ulaşmaktan başka çıkar yolumuz yoktur. İşte bunun için 'Milli teknoloji hamlesi' diyoruz. Ekonomide ve dünya siyasetinde bugünkünden daha güçlü noktalara ulaşabilmemiz, milli teknolojide yapacağımız hamlelerle mümkündür. Bizi kapılarında çok beklettiler. Öyle beklettiler ki 'bugün git yarın gel'... Sonunda 'Kongreden izin çıkmadı' dediler. Ama sağ olsunlar bizi de şu anda mal sahibi yaptılar. Onlar sayesinde İHA'ları da SİHA'larımızı da ürettik, şimdi daha ileri gidiyoruz. İnşallah onu da 2019'un ortasına doğru üreteceğiz. İsmini açıklamayayım şimdi.

"YURDA DÖNÜŞLERİ TEŞVİK EDİYORUZ"
Sanayide gerçekleşmesi gereken çalışmalarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na çok büyük iş düştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK'ın yürüttüğü destek programları ve geliştirdiği teknolojik projelerin de bu bakımdan hayati önem taşıdığını bildirdi. Erdoğan, bugün icra edilen çalışmalarda olduğu gibi savunma ve uzay teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlayarak, Türkiye'nin küresel ölçekteki rekabet gücünü artırmayı amaçladıklarını vurguladı. Tüm bu yapılanlarda özellikle bilim insanlarının, araştırmacıların, savunma sanayi sektörünün isimsiz kahramanlarının imzası olduğunu aktaran Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu yüzden değerlerimize sıkı sahip çıkmalı, ülkemize hizmet etmeleri için onlara uygun iklimi oluşturmalıyız. Ülkemiz açısından stratejik değer taşıyan projelere katkı sağlamak için bilim insanlarımızın, uzmanlarımızın yurda dönüşünü çeşitli programlarla teşvik ediyoruz. Aynı şekilde savunma sanayi alanında faaliyet gösteren küçük ve orta düzeydeki firmalarımızın, heyecanla işlerine sarılan müteşebbislerimizin, mühendislerimizin teşvikini de önemli görüyoruz. Bazı kurumlarımızın bu tür faaliyetlere hala yeteri kadar destek vermediğine dair haberler alıyor olmaktan da doğrusu üzgünüz. Bir projede şayet kendi özel sektör kuruluşlarımızın çalışmaları varsa mutlaka onlar tercih edilmeli, desteklenmelidir. Eğer mevcut çalışma yetersiz bulunuyorsa geliştirilmesi, ileriye götürülmesi için gereken imkanlar tanınmalıdır. Milli güvenliğimiz bakımından kritik ve acil konularda ısrarla ve yabancı menşeli ürün talep eden kurumlarımızı, bürokratlarımızı yakından takip edeceğimin de bilinmesini istiyorum." Erdoğan, çalışmalardan duyduğu heyecanı ifade ederek, "Bu heyecanı her alandaki icraatlarla, icatlarla tekrarlamak bizim heyecanımızı çok daha artıracak. Sabırsızlıkla onu da bekliyoruz. Silahlı Kuvvetlerimize teslimi yapılan mühimmatların, açılan tesislerin, hayata geçirilen projelerin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu projelerde görev alan, emek veren, katkısı olan başta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız olmak üzere, tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı, firmalarımızı tebrik ediyorum" diye konuştu.

 "YERLİLİK ORANI YÜZDE 65'İN ÜZERİNDE”
Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank, en büyük yerlileşme hamlesini savunma sanayisinde yaparak, yerlilik oranını yüzde 65'in üzerine çıkardıklarını belirtti. "Elbette bu oranla yetinmeyecek, geliştirdiğimiz ürün ve teknolojilerle, inşallah pek çok ülkenin gıptayla takip ettiği yeniliklere de imza atacağız" diyen Bakan Varank, konuşmasında, savunma, havacılık ve uzay teknolojilerinde Türkiye açısından tarihi bir gün yaşandığını ve bu alanları, yerli sanayinin katma değerli üretim ve Ar-Ge altyapısını geliştirmek için önemli bir fırsat olarak gördüklerini söyledi. Yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi adına çok çalıştıklarını ve çalışmalarını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan aldıkları vizyonla şekillendirdiklerini dile getiren Varank, stratejiden özgün tasarıma, altyapı kurulumundan teknolojiyi geliştirmeye, nihai üründen ticarileşmeye kadar her aşamada aynı disiplin ve kararlılıkla yollarına devam ettiklerini belirtti. 

"HAMLELER DEVAM EDECEK"
Varank, Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı (OPMER), Harp Başlığı Raylı Sistem Dinamik Test Altyapısı (HABRAS), Pulat Tahrip Sistemi ve Yüksek Güçlü Lazer Sistemi ile Hassas Güdüm Kiti HGK-82 gibi çalışmaların TÜBİTAK'ın öncülüğünde gerçekleştiğini belirterek, şunları kaydetti: "Bilim ve teknoloji alanlarında yenilikçi, yönlendirici ve katılımcı olan bu kurumumuzda FETÖ’nün çok ciddi bir yapılanması söz konusuydu. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra kurum içinde geniş kapsamlı bir temizlik gerçekleştirildi. TÜBİTAK çalışmalarının altını oyan, kurumun kabiliyetlerini kilitleyen bu hain yapının bertaraf edilmesinin ardından, şimdi ciddi bir reform çalışması içine girdik. Önümüzdeki dönemde yeniden yapılandırmayı tamamlayarak, daha etkin ve proaktif çalışan bir TÜBİTAK ile milli teknoloji hamlemize hız kaybetmeden devam edeceğiz." 100 Günlük İcraat Programı'nda yer alan taahhütlerde büyük bir ilerleme kaydedildiğini dile getiren Varank, söz konusu programı ilk günden itibaren çok sıkı takip ettiklerini ve sorumluluklarını büyük bir disiplinle yerine getirdiklerini aktardı.

DENEYAP TEKNOLOJİ ATÖLYESİ
Ekonomik yapının en önemli bileşeninin beşeri sermaye olduğunu dile getiren Varank, Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşımada en önemli görevlerinden birinin de geleceğin bilim insanlarını ve teknoloji girişimcilerini bulmak olduğunu ifade etti. Varank, çocuklar ve gençlerin benzersiz hayal güçlerini ortaya koymalarını istediklerine işaret ederek, şöyle konuştu: "Deneyap Teknoloji Atölyeleri işte tam da bu amaca hizmet ediyor. Atölyelerde ortaokul ve lise öğrencilerimizin, robotik, kodlama, nanoteknoloji, siber güvenlik, nesnelerin interneti, tasarlayarak üretim, mobil uygulama ve yapay zeka gibi çeşitli alanlarda eğitim almasını, projeler geliştirmesini hedefliyoruz. Bakanlığımız, TÜBİTAK, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı iş birliğiyle 81 ilde 100 Deneyap Teknoloji Atölyesi kuracağız. Yer tespitlerini tamamlayarak çalışmalara başladık, 2019 yılında 30 ilimizde bu atölyelerin hizmete açılmasını planlıyoruz."

"5 BİLİM MERKEZİNİ TAMAMLADIK"
Bilim ve Ar-Ge kültürünün toplumda yaygınlaşmasını da çok önemsediklerini vurgulayan Varank, Bilim Merkezlerinde, öğrencilerin bilime olan meraklarını tetikleyen sergilerle yaparak öğrenme esaslı bilim ve teknoloji atölyelerinin bulunduğunu anımsattı. Varank "Bugüne kadar 5 bilim merkezini tamamladık. Hafta sonunda Üsküdar Bilim Merkezinin birinci fazını açmayı planlıyoruz. Gelecek yıl içinde Antalya Kepez Bilim Merkezini açarak, bilim merkezlerini diğer illere yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Konuşmaların ardından Bakan Varank, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'a tasarım ve ilk üretimlerini TÜBİTAK SAGE'nin yaptığı HGK-82 Hassas Güdüm Kiti teslimatına ilişkin belgeyi takdim etti. Varank, daha sonra günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a TÜBİTAK UZAY OPMER'de geliştirilen "OPMER 001" seri numaralı ilk ayna prototipini sundu.

"TÜRKİYE KENDİ TEKNOLOJİSİNİ ÜRETİYOR"
Açılış töreninde konuşma yapan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, “Öncelikle bilim ve teknolojiye verdikleri sürekli ve güçlü destek için Kurumumuz adına Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi. Prof. Dr. Hasan Mandal, Milli Teknoloji Geliştirme Altyapıları Açılış Töreni kapsamında birbirinden önemli, kritik ürünlerin testlerini gerçekleştireceklerini, teknoloji ile bütünleşen tesislerin açılışını ve millî mühimmatların teslimatını yapacaklarını belirtti. Türkiye’ye teknolojik üstünlük kazandıracak platform ve sistemlerin yurt içinde geliştirilmesine yönelik projelerin hayata geçirildiğini, Türkiye’nin artık kendi teknolojisini ürettiğini belirtti. Bilim insanlarımızın, araştırmacı ve mühendislerimizin dünyaya yön verecek bilimsel buluşlara, teknolojik gelişmelere imza attığına işaret eden Prof. Dr. Mandal, Türkiye'ye teknolojik üstünlük kazandıracak platform ve sistemlerin yurt içinde geliştirilmesine yönelik projeleri hayata geçirdiklerini belirtti. Ülke olarak 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer alabilme hedefi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hasan Mandal, “ Bu hedef doğrultusunda TÜBİTAK olarak desteklerimizin sadece kapasite oluşturma ile yeterli olmayacağı, bunun mutlaka teknoloji odaklı ürün ve hizmetlere dönüşmesi gerektiği bilinci ile destek programlarımızı yakın zamanda yeniledik.”dedi. Bu programların geliştirilmesi sürecini de ilgili paydaşların görüşlerini alarak istişare ile gerçekleştirdiklerini vurguladı. Prof. Dr. Mandal, gelinen aşamada bu programlara çok yoğun bir ilgi ve sahiplenme olduğunu sözlerine ekledi. Yakın zamanda yaşanan ekonomik güçlük sürecini fırsata dönüştürmek için çalıştıklarını belirten Prof. Dr. Mandal, başlattıkları, çıktı ve iş birliği temelli yüksek teknoloji platformları, sanayideki nitelikli insan kaynağının artırılmasına yönelik sanayi doktora programı ve erken aşama teknoloji tabanlı girişimci destek programlarının bu amaca yönelik adımlar olduğunu söyledi. Prof. Dr. Hasan Mandal, Ülkemizin milli teknoloji hamlesi kapsamında her yaş grubunda insan kaynaklarının bilim ve teknoloji tabanlı geliştirilmesine yönelik olarak da mevcut destek programlarını geliştirdiklerini ve yeni programlar oluşturduklarını belirtti. TÜBİTAK Başkanı, yetkinliklerin geliştirilmesini sadece ülkenin kendi insan kaynağıyla değil ülkemizin bir çekim merkezine dönüştürülerek dünyanın dört bir yanından nitelikli araştırmacılarla gerçekleştirebileceğine inandıklarını ifade etti. Prof. Dr. Hasan Mandal, ”Bu hedef doğrultusunda uluslararası alanda bilim ve teknoloji odaklı işbirliklerimizi güçlendiriyor, daha etkin bir konuma gelebilmek için stratejik bir bakışla ortak projeler geliştiriyoruz.”dedi. TÜBİTAK ve Enstitüleri olarak, üzerlerine düşen sorumluluğun bilinciyle süreçleri yeniden değerlendirdiklerini, yetkinliklerini hedef, sonuç odaklı ve iş birliği içinde geliştirerek ülkemizin kritik ihtiyaçlarına etkin ve kısa sürede cevap vermeye çalıştıklarını anlatan Prof. Dr. Mandal, şunları kaydetti: "Yol haritamızı belirlerken, ana sistemleri teşkil eden alt sistem, bileşen ve teknolojilerin edinilmesi, üniversite, sanayi ve Ar-Ge merkezleriyle iş birliği içinde ortak çalışma kültürü oluşturulması ve en önemlisi ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine dikkat ediyoruz.“ TÜBİTAK Başkanı, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz tesisler, yaptığımız testler ve teslim ettiğimiz mühimmatlar savunma ve uzay sanayisinde ülkemizi uluslararası platformda daha güçlü kılacaktır. Sürdürdüğümüz çalışmalar savunma ve güvenlik teknolojilerinde ülkemizi üstün kılmaya yönelik yeteneklerin gelişimini sürekli kılarak, sanayileşme, teknoloji ve tedarik programlarına önemli katkılar sağlamıştır. Ülkemizin özellikle kritik teknolojilerine yönelik ihtiyaçları doğrultusunda azim ve kararlılık içinde hedef, sonuç ve iş birliği odaklı olarak daha fazla çalışacağız." dedi.Açılış kapsamında; TÜBİTAK SAGE tarafından üretilen Harp Başlığı Raylı Sistem Dinamik Test Altyapısı’nda (HABRAS),  Konya Karapınar’da canlı olarak gerçekleştirilen test başarı ile sonuçlandırılmıştır. HABRAS, 2000 m’lik uzunluğu ile Ülkemize Avrupa’nın çift raylı en uzun test hattını kazandırmış oldu. Ardından, TÜBİTAK SAGE ve ASELSAN ortaklığında geliştirilen PULAT Tahrip Sistemi Etkinlik Testi TÜBİTAK SAGE yerleşkesinde gerekleştirilerek başarı ile sonuçlandırılmıştır. Daha sonra, TÜBİTAK BİLGEM tarafından Yüksek Güçlü Lazer Sistemi projesi kapsamında geliştirilen 20kW gücündeki sistemin 1.5km menzilde hedef atış testleri MKE, Kırıkkale, Yahşiyan’da canlı olarak gerçekleştirilmiştir. Test, 1.5km meesafeden 3mm kalınlığındaki çelik tüp imha edilerek başarı ile sonuçlandırılmıştır. Böylelikle Ülkemiz, dünyada tek seferde 5 KW lazer ünitesi geliştiren iki ülkeden biri olmuştur. TÜBİTAK SAGE tarafından güdümsüz genel maksat bombalarına güdüm yeteneği kazandırmak üzere tasarlanan, F-4 ve F-16 platformlarına sertifikasyonu tamamlanan Hassas Güdüm Kiti-82’nin (HGK-82) teslimatı da gerçekleştirilerek Hava Kuvvetler Komutanlığı envanterine kazandırılmıştır. Milli Teknoloji Geliştirme Altyapıları Açılış Töreni, TÜBİTAK UZAY Teknolojileri Araştırma Enstitüsü bünyesinde kurulan Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı’nın (OPMER) açılışı ile sona erdi. Büyük çaplı uzay kalifiye hassas optiklerin geliştirilmesi amacıyla ülkemizde kurulan ilk merkez olan OPMER dünya genelinde konu ile ilgili Ar-Ge faaliyetlerini gerçekleştiren sayılı laboratuvarlardan birisidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Gebze karamsar değil
Gebze karamsar değil
Yozgatlı’ya kulübe ve soyunma odası yasağı!
Yozgatlı’ya kulübe ve soyunma odası yasağı!