Medyadaki metal yorgunluk
Uğur Saray

Uğur Saray

  • Instagram

Medyadaki metal yorgunluk

26 Mart 2018 - 00:00

     Yazı yazmak dünyanın en zor sanatıdır desem buna alınacak onlarca başka meslek erbabı çıkacaktır. Gerçekten de gördüğünüzü yazıya dökerek anlatmak hiçte kolay olmuyor. Virgülünden noktasına dikkat etmek, hitabetinizin anlaşılabilir olmasından olayları en ince detayına kadar irdelemek göründüğü kadar basit değil. Bir de yazarken karalamamak onu atlamayalım tabii ki, yani amiyane tabirle bel atlı vurmamak en mühimi de bu; adam gibi yazmak! Medyaya atıldığım günden itibaren neredeyse 12 yıl oldu bu süre, yazmak dışında hiç bir şey yapmadım. Bazı gazeteci kisvecileri gibi elime tespih alıp belime silah takmadım, kabadayılık yapmadım, mafyacılık oynamadım sadece gazetecilik yaptım. Gazete dağıttım, katladım, reklam aldım, abone topladım, ülke gündemine sayısızca haber düşürdüm, dayak yedim, saldırılara, kahpece iftiralara uğradım hatta aracımın bijon cıvatalarının gevşetildiği zamanları yaşadım vs asla yılmadım ve asla gazeteci kimliğimden ödün vermedim. Çok hata yaptım ama aynı hataya ikinci kez düşmedim, ukalalığımın bedellerini ödedim zamanlarım oldu hepsinden ders aldım, Gebze’de yazılarından dolayı hakkında en çok mahkeme açılan gazetecisi olarak bir gün bile olsa ceza almadım. Çünkü ben şantaja bulaşmadım, abartmışlığım vardır ama asla olmayanı söylemedim. Milli duruşumuz herkesin dilinde, devletin bekası için giriştiğimiz mücadele ruhunu menfi çıkarlarımızı gözetmeksizin milletin uğruna harcadım. Yani gece başımı yastığa inanın rahat koyuyorum, sevenimiz var hamd olsun ama sevmeyenimiz de az değil. İşte gazeteciliğinde de raconu bu, sevmeyenin varsa başarılısındır.

     Lakin kötü bir huyum da var, yazmayı bazen unutuyorum. Ben bunu medyadaki metal yorgunluğuna bağlıyorum, bahane üretmeden yazmalıyım. Son dört yıldır yaşadıklarım beni yormuş olsa da yazmaktan uzak kalmamalıyım. Hoş bu kentte eli kalem tutan bir tek ben değilim ya, yemekli toplantılar oldu mu yüzlerce sima gazeteciyim diye ortaya çıkmıyor mu, işte onlarında dertlenmesi lazım. Sanayinin başkenti Gebze’de maşallah gazete ve gazeteci bolluğu var ama günlük yazı yazan sadece iki yaşlı delikanlı bulunuyor. Hem de beklide otuz yıldır yapıyorlar bunu, onların azmine hayranım. Gebze Gazetesi’nin sahibi İsmail Kahraman ile Gebze Haber Gazetesi’nin sahibi İsmail Kadı, aralıksız her gün köşe yazılarıyla okurlarıyla buluşuyorlar. Bölgemizin en eski mesleki büyükleri, sözde değil özde duayen gazetecilerine bizleri utandırdıkları için teşekkür ediyorum. Onlar her gün bildikleri tek şeyi yaparak yani yazarak yeni jenerasyona da örnek oluyorlar.

     Aslında burada bir girizgahta bulunmanın faydalı olduğu düşüncesindeyim. Gebze medyasının artık bizim gibi alaylılara değil, iletişim fakültesinden mezun olmuş pırıl pırıl genç gazetecilere ihtiyacı var. Partiler kendilerini ve teşkilatlarını yenilerken medyanın buna seyirci kalması çok sorumsuzca bir davranış olur. Medya, kamuda, yargıda ve siyasette yani tüm kuvvetler ayrımındaki değişim sürecini konuşarak geçiştirmemeli, bu akıma bizde kapılmalıyız. O yüzden derdi Gebze olan, derdi gazetecilik olanlar benimle aynı fikirdedir diye ümit ediyorum. Bu kentte oturan, Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası’nda yaşayan ve üniversitelerin iletişim fakültesi gazetecilik bölümünden mezun olanlarınız varsa bana ulaşın, tanıdığınız varsa söyleyin. Gebze bölgesinde yayınlanan gazete sahipleriyle konuşup onların istihdam edilmesini sağlamaya çalışacağım. Şimdiden nasihatte bulunayım; sadece yazmak için gelin.

     GTO’da kaç rakip var?

     Gebze Ticaret Odası’nın bilindiği üzere 4 Nisan’da seçimli olağan kongresi var. Şu anlık mevcut başkan Nail Çiler dışında da başka aday yok. Ama ortada çok rakipli bir kongre heyecanı hâkim, yaklaşık 17 bin üyenin bulunduğu odada 25 komiteye girmek için aynı listedeki adaylar adeta bir birleriyle yarışıyor. Her gün yapılan toplantılar, Nail Çiler’in iş yerindeki günlük gece yarılarına kadar süren buluşmalar acayip hava kattı bu seçimlere. Öyle inandırıcı bi hal aldı ki bu durum bir ara Nail Çiler; “Bir oy bir oydur, çok çalışacağız ve sandıktan biz galip çıkacağız” açıklamasını bile yaptı. Bırakın başkanlık için ‘Adayım’ diyeni, iki komite dışında liste çıkarak dahi yok. Anlaşılan Nail Çiler üçüncü döneminde kontrolü tam anlamıyla elinde tutmak istiyor. Malum 2013 seçimlerindeki kumpaslar halen hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor, FETÖ’ye ilk darbeyi Çiler ve ekibi vurmuştu. Umarım Nail hoca yeni yönetimini bu hassasiyetle oluşturur, yanında dim dik saf tutanları onura eder. Yenilenme önemli ama vefa da bir o kadar anlamlı. Sonuç olarak bu bölgenin Nail Çiler’e ihtiyacı var, ne kadar güçlü olursa o kadar da fayda getirir. Şu anki politikası seçimi bu çerçevede sonuca götürme adına taktiksel mana da doğru olabilir ama gruplarda adını göremeyenler 4 Nisan günü küskünler ordusu oluşturabilir, benden uyarması.

     Kocaeli Valiliği’nden
     dolandırıcılık uyarısı

     Son dönemlerin en fazla tercih edilen dolandırıcılık numaralarından biridir makam ve mevki sahibi kişilerin adıyla para istemek. Özellikle yerel yönetimlerde görevli isimler kullanılarak mağdurlar yaratılan haberlere denk gelmişsinizdir. Konuyla alakalı sürekli belediyelerden bilgilendirmeler alıyorduk lakin bu sefer konu valilik olunca paylaşmak istedim. Kocaeli Vali Yardımcısı Dursun Balaban’ın adıyla kanserli bir hastanın tedavisine yardımcı olunması amacıyla telefonla vatandaşlarımızdan yardım ve bu amaçla İBAN numarası istendiği anlaşılmış. Valilik makamı, dikkate alarak kanmayın diyor. Valilikten yapılan açıklamada bu tür talep ve isteklere itibar edilmemesini, valiliğin veya valilik yetkililerinin adı ve unvanları kullanılarak, kurum kuruluşlara ve hayırseverlere yapılan bu tür taleplerin hiçbir şekilde yerine getirilmemesini, valiliğe bilgi verilmesini, valilik ile ilgisi bulunmayan talep sahipleri hakkında adli ve idari yollardan yasal işlem başlatılmak üzere, en kısa sürede Cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulmasını, güvenlik birimlerimize veya valilik özel kalem müdürlüğüne bilgi verilmesi hususunu kamuoyuna duyuruyor, bizden de iletmesi…

     Günün sözü;

     ‘Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir hayat için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yok’

     Muhsin Yazıcıoğlu

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar