AK Parti’nin siyasi tarihinde önemli olaylardan biri olarak yer alacak 29 Nisan MKYK’sında, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, il ve ilçe başkanı atama yetkisini devretmek zorunda kalmasının yol açtığı sıcak tartışmaların hemen ertesinde dünkü grup konuşmasında yaptığı çıkış Ankara kulislerini hareketlendirmişti. Beraberinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu arasında yapılan ikili görüşme merakları daha da uyandırmıştı. En son önceki gece kulislere Ak Parti’nin kongreye gideceği bilgisi düşmüştü. Ve dün Başbakan Davutoğlu MYK toplayarak toplantı düzenledi. Sonrasında ise kameraların karşısına geçerek ‘Ne oluyor’ sorusuna cevap verdi. Davutoğlu, 22 Mayıs’ta kongre kararı aldıklarını ve yeniden Ak Parti genel başkanlığı için aday olmayacağını duyurdu. İşte o açıklamadan önemli detaylar;Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı olarak saygı ve muhabbetle sizleri selamlıyorum. En köklü değişikliklerin yaşandığı bir süreçteyiz. 25 yıllık bu değişim tarihinde akademisyen olarak, Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak aziz milletimizin emrinde oldum. Bildiğiniz gibi 2014 tarihinde partimizin kongresinde liderimiz Erdoğan'ın elinden emaneti devraldım. Orada yaptığım konuşmada vurguladığım temel hususları kendime şiar edindim. Bugün geriye baktığımda bu hususlardan ayrılmadığımı, canla başla çalıştığımı ve milletin buna şahit olduğunu düşünüyorum. 20 aylık süreç 3 döneme ayrılabilir. Birinci dönemin en önemli ayrıntısı, kurucu karizmatik bir liderin ardından AK Parti'nin geleceğe hazırlanmasıydı. Geçmiş gösterdi ki karizmatik liderlerin ardından gelenlerin akıbeti kötü olmuştur. Turgut Özal sonrası ANAP buna örnektir. Benim AK Parti genel başkanlığım döneminde tek bir istifa yaşanmamış. Tek bir kardeş ihtilafı görülmemiş. Partimizin omurgasından da yapısından da bir şey kaybedilmemiştir. Sonra partimizi seçime götürdük. Paralel yapı faaliyetleri, Suriye'de ortaya çıkan gelişmeler, suhuletle ülkeyi seçime götürmenin yanında hamd olsun 62. hükümetimiz ülkeyi seçime götürdü.Bugün AK Parti'nin yeniden bismillah diyebileceği bir gündür. 7 Haziran'la birlikte iç muhasebemizi yaptık. 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki dönem en kritik dönemdi. Çok şükür bu dönemde başlarımızın öne eğilmesini gerektirecek hiçbir şey yaşanmadı. 4 yıllık sürenin daha kısa sürmesi benim tercihim değildir. Zarurettir. Hamd olsun huzurunuzdayım. Kriz bekleyenler, hükümetsizlik bekleyenler yanıldı. Hiçbir kararı alırken beklemedik. Bir dakika bile düşünmeden en radikal, en zor kararları aldık. 23 Temmuz günü yaptığım güvenlik zirvesinde bütün güvenlik birimlerine şu talimatı verdik. Mademki Türkiye'ye savaş ilan edilmiştir, ülkemizin bütün dağları, bütün vadileri, bütün şehirleri terörden temizleninceye kadar mücadele devam edecektir. Hesap verme makamında olan bir vatandaş olarak 3 ayda bütün vaatlerimizi yerine getirmenin onurunu yaşıyoruz. Demokrasi tarihinde az görülmüş bir husustur. Önümüzdeki 4 yılı tamamlayacak güçlü AK Parti hükümetleri devam edecektir. Yatırımcılara bu güven ortamının devam edeceği konusunda güvence veriyorum.Son MKYK'da ve MYK'da yaptığımız istişarelerde, partimizin olağanüstü kongreye gitmesi kararı aldım. 22 Mayıs'ta olağanüstü kongremizi yapacağız. Şunu merak ediyor olabilirsiniz. Seçimleri kaybeden muhalefet liderleri, genel başkanlık koltuğunu muhafaza ederken, yüzde 49 alan siz neden aday olmayı düşünmüyorsunuz? Bu haklı bir sorudur. Benim bu kararı almamda hissettiğim bir başarısızlık duygusu ya da tarafımızca atılmış bir adımdan dolayı pişmanlık değildir. Görevimi hakkıyla yaptım. Hayat birçok şey öğretiyor. Doktora yaparken profesör olmayı istedim ama hak etmeden olmayı istemedim, hakkını vermeye çalıştım. Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi görevlerin hiçbirini ben talep etmedim. Hiçbirisi için bir an dahi lobi yapma niyetinde bulunmadım. Bugün de böyle bir talebim olmadı. Kongrede mutabakat sağlandı da aday oldum. En güçlü insan, kendisiyle barışık olan insandır. Yaptığından emin olan insandır. İnanmadığım hiçbir şeyi savunmadım hayatım boyunca, kimseyle pazarlık yapmadım. Eskilerin bir sözü vardır. Yoldan çok yol arkadaşları... Ben yol arkadaşlarımın benimle olduğundan emin olmak isterim. Bu bağlamda son MKYK'da yaşananlar, parti usulleri bakımından benim için önemli olmasa da refiklik açısından doğru olmadığına kanaat getirdiğim için, bütün dostlarımızla ve cumhurbaşkanıyla yaptığımız görüşmelerde refik değişmektense, genel başkan değişikliğindeki doğruluk bende hasıl oldu.Cumhurbaşkanıyla son nefesime kadar vefa ilişkimi sürdüreceğim. Hiçbir kimse benim ağzımdan Cumhurbaşkanı adına hiçbir şekilde kötü bir söz duyamayacak. Onun onuru benim onurumdur. Onun ailesi benim ailemdir. Hiç kimse yeni bir fitne kapısı aralamaya çalışmasın. Erdemliler hareketinin temelini atan kurucu üyelerden belediye başkanlarına, kadın kollarına, gençlik kollarına, AK Parti'nin değerli bütün ak üyelerine ve milletimize teşekkür ediyorum. Teşkilatımıza bu bağlamda minnet borçluyum. Ülkemin onurunu korumaya çalıştım. Haklarınızı helal ediniz. Benden yana herkese hakkım helaldir.
GÜNDEM
Yayınlanma: 06 Mayıs 2016 - 09:53
Ahmet hoca veda ediyor!
Türkiye dün tarihi bir güne daha şahitlik etti. Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu genel başkanlığı bırakacağını açıkladı. Siyasi kulislere şok etkisi yaratan bu açıklama sonrasında gözler yeni başbakanın kimin olacağına çevrildi
GÜNDEM
06 Mayıs 2016 - 09:53





