Pro. Dr. Üstün Dökmen’in “Ailede ve Sokakta Kaliteli İletişim” konulu konferansını dinlemek için Gebze Kültür Merkezi’ne gelen Gebzeliler salon sığmadı. Kültür Salonu ve sinevizyon ekranının kurulduğu fuaye alanının hınca hınç dolması nedeniyle pek çok Gebzeli evlerine dönmek zorunda kaldı. Büyük ilgi gören konferansa Gebze Belediye Başkan Yardımcıları Nilay Ayran, Engin Güzel, Sadık Albayrak, belediye meclis üyeleri ve eğitim camiası ile birlikte yüzlerce Gebze’li ilgiyle dinledi.ŞEHİRLİ KADINA DAHA RAFİNE BİR BASKI VAR
Konuşmasının önemli bir bölümünü evlilik ve kadın erkek arasındaki ilişkilerde yaşanan çelişki ve yanlışlıklara ayıran Dökmen, Türkiye’de kadına baskının çeşitli yolları olduğunu söyledi. Dökmen, “Töre cinayeti bunlardan biri. Şehirli kadına daha rafine bir baskı var. Her gün bakımlı ve makyajlı olacak, her gün duş alacak, kadının çorabı kaçmayacak. Kadının emeğini sömürmenin kibar yolları var. Kadın saatlerce oya, mantı yapacak. Kadın yiyecek ama göbekli olmayacak, ama erkek olabilir. Kadınla ilgili pek çok hurafe var. ‘Kızını dövmeyen dizini döver’ bunlardan biri. Bari çocuğunu dövmeyen dizini döver deseydiniz. Ben iki kız büyüttüm. Dizimi hiç dövmedim” diye konuştu.AŞKI EVLİLİK ÖLDÜRMEZ, İNSANLAR ÖLDÜRÜR
“İltifat marifete tabidir” atasözünü hatırlatan Dökmen, birbirimize iltifat etmesini bilmeyen bir toplum olduğumuzu ifade ederek konuşmasına şöyle devam etti, “Evimde bir gün köfteyi ben kızarttım. Eşim çok güzel olmuş dedi. O gün bugün evde köfteyi ben kızartıyorum. Lider coşku yaratır. Fabrika sahibi, müdür, öğretmen, anne-baba heyecan yaratmalı. Heyecan yaratmadan bir şey olmaz. Çocuğunuza, annenize, babanıza, eşinize iltifat edin. Aşkı evlilik öldürmez, insanlar öldürür. Aşk heyecan verici ortamlarda doğar. Eşinizi çocuklarınızı bir hafta sonunda hiç gitmediğiniz bir kafeye veya güzel bir köye götürün, simit veya bazlama yiyin. İlişkileri daima sıcak tutun” dedi.TÜRK ANNELER SEYYAR KIZILAY MUTFAĞI GİBİ
Konuşmasında çocukların özbakım ve özgüvenli yetiştirilmesinin önemini de anlatan Dökmen, “Çocuk sahibi olmak kolay, çocuğa sahip olmak zor. Çocuklarınızı özbakımı yapabilen, özgüven sahibi kişiler olarak yetiştirin. Türk anneler seyyar Kızılay mutfağı gibi. Değişik ülkelerden turistlerin olduğu bir mekânda eğer elinde dolu tabak kaşıkla bir anne görürseniz o Türk annesidir. Köylü çocuk, Avrupalı çocuk kendi başına yiyebiliyor da, şehirli çocuk niye yiyemiyor. Beyninde bir sorun mu var? Çocuklarınıza bazı konularda seçme özgürlüğü verin. Ama her zaman değil. Çocuklarınıza küçük sorumluluklar verin. Onlara kendi istediklerinizi yaptırmayın. Gerekeni yapabilen kişiler olsunlar” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının önemli bir bölümünü evlilik ve kadın erkek arasındaki ilişkilerde yaşanan çelişki ve yanlışlıklara ayıran Dökmen, Türkiye’de kadına baskının çeşitli yolları olduğunu söyledi. Dökmen, “Töre cinayeti bunlardan biri. Şehirli kadına daha rafine bir baskı var. Her gün bakımlı ve makyajlı olacak, her gün duş alacak, kadının çorabı kaçmayacak. Kadının emeğini sömürmenin kibar yolları var. Kadın saatlerce oya, mantı yapacak. Kadın yiyecek ama göbekli olmayacak, ama erkek olabilir. Kadınla ilgili pek çok hurafe var. ‘Kızını dövmeyen dizini döver’ bunlardan biri. Bari çocuğunu dövmeyen dizini döver deseydiniz. Ben iki kız büyüttüm. Dizimi hiç dövmedim” diye konuştu.AŞKI EVLİLİK ÖLDÜRMEZ, İNSANLAR ÖLDÜRÜR
“İltifat marifete tabidir” atasözünü hatırlatan Dökmen, birbirimize iltifat etmesini bilmeyen bir toplum olduğumuzu ifade ederek konuşmasına şöyle devam etti, “Evimde bir gün köfteyi ben kızarttım. Eşim çok güzel olmuş dedi. O gün bugün evde köfteyi ben kızartıyorum. Lider coşku yaratır. Fabrika sahibi, müdür, öğretmen, anne-baba heyecan yaratmalı. Heyecan yaratmadan bir şey olmaz. Çocuğunuza, annenize, babanıza, eşinize iltifat edin. Aşkı evlilik öldürmez, insanlar öldürür. Aşk heyecan verici ortamlarda doğar. Eşinizi çocuklarınızı bir hafta sonunda hiç gitmediğiniz bir kafeye veya güzel bir köye götürün, simit veya bazlama yiyin. İlişkileri daima sıcak tutun” dedi.TÜRK ANNELER SEYYAR KIZILAY MUTFAĞI GİBİ
Konuşmasında çocukların özbakım ve özgüvenli yetiştirilmesinin önemini de anlatan Dökmen, “Çocuk sahibi olmak kolay, çocuğa sahip olmak zor. Çocuklarınızı özbakımı yapabilen, özgüven sahibi kişiler olarak yetiştirin. Türk anneler seyyar Kızılay mutfağı gibi. Değişik ülkelerden turistlerin olduğu bir mekânda eğer elinde dolu tabak kaşıkla bir anne görürseniz o Türk annesidir. Köylü çocuk, Avrupalı çocuk kendi başına yiyebiliyor da, şehirli çocuk niye yiyemiyor. Beyninde bir sorun mu var? Çocuklarınıza bazı konularda seçme özgürlüğü verin. Ama her zaman değil. Çocuklarınıza küçük sorumluluklar verin. Onlara kendi istediklerinizi yaptırmayın. Gerekeni yapabilen kişiler olsunlar” ifadelerini kullandı.









