Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanıklardan Onay Y., savunmasında tutuklu sanıklardan Ali Osman A.'nın yanında çalıştığını söyleyerek, "Ali Osman A. ile cezaevinden tanıştık. Bodrum'dan Çerkezköy'e geldim ve Ali Osman A.'nın yanında çalışmaya başladım. Olay günü şantiyedeyken Ali Osman A. aradı, ‘Yeğenlerimi ağırlayabilir misin?' dedi. Sonra 'Haberleri gördün mü?' dedi. 'Ne haberi? Anlamadım' dedim. Link atmasını istedim ve internete baktım. İstanbul'da mı bir şey oldu diye baktım fakat bulamadım. Fabrikaya gittim, yeğenleri orada yoktu. Bir araç vardı. Fabrika müdürü A.D.'yi aradım. Orada kimsenin olmadığını söyledim. Mal yüklenen yerde 2 yeğeni ve Abdullah B. ile karşılaştım. Dayılarının isteğiyle onları almaya geldiğimi söyledim" diye konuştu.
"BEN YAKALATTIM"
Altay Ali Oransal ile İsmail Oransal'ı saklama için götürmediğini belirten Onay Y., "Arkadaşım Ömer A.'ya mesaj attım, bir ev olduğunu söyledi. Onları oraya götürdüm. Saklanacak bir yer olarak değil, aslında işlek bir yerdi. Bu süreçte bana haber linki geldi ve olayı öğrendim. Ali Osman A., 'Yeğenlerimin babasının fabrikası' dedi. Can güvenliklerinin olmadığını söyledi. Ben vicdanen bu durumu kabul etmeyeceğimi söyledim. Ailem bu davayla anıldığım için benimle görüşmeyi kesti. Bile isteye bu durumun içine girmedim, giremem. Fabrikanın yandığı ve fabrikanın sahibi olduğu sonradan bilgisi geldi. Can güvenliğinden buraya geldiklerini söylemelerine rağmen duruma tepki gösterdim. Ali Osman A., 'Emniyetle irtibat halindeyim, başlarında dur, bir yere dağılmasınlar' dedi. Ben ihbar ettim şahısları, ben yakalattım. Böyle bir dosyayla yargılanmanın utancı içerisindeyim. Saat 15.30-16.00 arası Ali Osman A. beni aradı. Ben ara ara Ali Osman A. ile çalışırdım, iş çıktıkça çalışırdım. O götürdüğüm evi daha önce görmüştüm. Boş mu diye Ömer A.'ya sordum. Boş olduğunu öğrenince eve geçtik" dedi.
"KENDİ İRADEMLE İHBAR ETTİM"
Onay Y., "kaçırma" iddiasını reddederek şunları anlattı:
"Ali Osman A. 'Rahat olsunlar, kaçmasınlar, her türlü gücümüz var' dedi. Onları rahatlatma konusunda konuşmamı istedi. Kesinlikle 'Emniyete ihbar et' demedi Ali Osman A. Ben kendi irademle ihbar ettim. Olayı öğrendikten 3-4 saat sonra ihbarda bulundum." Çapraz sorgu sırasında müşteki avukatlarının sorularını da yanıtlayan sanık Onay Y., olay günü polise geç haber verdiği ve ekipleri kasten oyaladığı yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Ekiplerle koordinasyon kurmaya çalıştığını savunan Onay Y., "Polise konum atmama rağmen internetim olmadığı için iletişim kopukluğumuz oldu, kesinlikle oyalamadım" şeklinde konuştu.
"EV TUTTUĞUM İÇİN YARGILANMAKTAN UTANIYORUM"
Duruşmada savunma yapan başka suçtan hükümlü olan diğer sanık Ömer A. ise suçlamaları reddederek, "Vahim olayda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum, başsağlığı diliyorum. Arkadaşıma ev tuttuğum için yargılanmaktan utanıyorum. Olay günü beni saat 13.30 gibi Onay Y. aradı. Onay ile ailecek tanışırız, başka cezaevinde kaldık beraber. 'Senin orada kiralık ev var, hala ilanda duruyor mu?' dedi. Öğrendim ve sonrasında durduğunu söyledim. 15-16 gün kiralamak istediklerini söylediler. Ev sahibini aradım, günlük kiralamayacağını söyledi. Bunun üzerine başka bir ev olduğunu söyledim ve ona yöneldik. 15 bin TL'ye anlaştılar ancak ev sahibine 5 bin TL verdiler. Yarın 10 bin TL daha vereceklerini söylediler. Sonrasında biz oradan ayrıldık. Kiralanan ev turistik olan bir yerdi" ifadelerini kullandı.
"POLİSE TESLİM EDİN DEDİM"
Olayı sonradan öğrendiğini belirten Ömer A., "Daha sonra Onay Y. beni aradı, İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal'a ulaşamadıklarını söylediler. Kiralanan eve gittim. Onay Y.'nin kendilerine ulaşamadıklarını söyledim. Benim telefonumdan konuştu, sonra döndüm. Haberlerde parfüm fabrikasında patlama olduğunu öğrendim. Onay Y.'yi aradım, cevap vermedi. Mesaj attım, dönmedi. Sonra tekrar aradım. Bu kişilerin olayla ilgisi var mı diye sordum. Fabrika sahiplerinin oğlu, sorun olmadığını söyledi. Dayılarını ara, polise mi dayılarına mı veriyorsun, evden çıkar' dedim. Sanıkları tanımam" şeklinde konuştu.
"BEN YAKALATTIM"
Altay Ali Oransal ile İsmail Oransal'ı saklama için götürmediğini belirten Onay Y., "Arkadaşım Ömer A.'ya mesaj attım, bir ev olduğunu söyledi. Onları oraya götürdüm. Saklanacak bir yer olarak değil, aslında işlek bir yerdi. Bu süreçte bana haber linki geldi ve olayı öğrendim. Ali Osman A., 'Yeğenlerimin babasının fabrikası' dedi. Can güvenliklerinin olmadığını söyledi. Ben vicdanen bu durumu kabul etmeyeceğimi söyledim. Ailem bu davayla anıldığım için benimle görüşmeyi kesti. Bile isteye bu durumun içine girmedim, giremem. Fabrikanın yandığı ve fabrikanın sahibi olduğu sonradan bilgisi geldi. Can güvenliğinden buraya geldiklerini söylemelerine rağmen duruma tepki gösterdim. Ali Osman A., 'Emniyetle irtibat halindeyim, başlarında dur, bir yere dağılmasınlar' dedi. Ben ihbar ettim şahısları, ben yakalattım. Böyle bir dosyayla yargılanmanın utancı içerisindeyim. Saat 15.30-16.00 arası Ali Osman A. beni aradı. Ben ara ara Ali Osman A. ile çalışırdım, iş çıktıkça çalışırdım. O götürdüğüm evi daha önce görmüştüm. Boş mu diye Ömer A.'ya sordum. Boş olduğunu öğrenince eve geçtik" dedi.
"KENDİ İRADEMLE İHBAR ETTİM"
Onay Y., "kaçırma" iddiasını reddederek şunları anlattı:
"Ali Osman A. 'Rahat olsunlar, kaçmasınlar, her türlü gücümüz var' dedi. Onları rahatlatma konusunda konuşmamı istedi. Kesinlikle 'Emniyete ihbar et' demedi Ali Osman A. Ben kendi irademle ihbar ettim. Olayı öğrendikten 3-4 saat sonra ihbarda bulundum." Çapraz sorgu sırasında müşteki avukatlarının sorularını da yanıtlayan sanık Onay Y., olay günü polise geç haber verdiği ve ekipleri kasten oyaladığı yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetti. Ekiplerle koordinasyon kurmaya çalıştığını savunan Onay Y., "Polise konum atmama rağmen internetim olmadığı için iletişim kopukluğumuz oldu, kesinlikle oyalamadım" şeklinde konuştu.
"EV TUTTUĞUM İÇİN YARGILANMAKTAN UTANIYORUM"
Duruşmada savunma yapan başka suçtan hükümlü olan diğer sanık Ömer A. ise suçlamaları reddederek, "Vahim olayda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum, başsağlığı diliyorum. Arkadaşıma ev tuttuğum için yargılanmaktan utanıyorum. Olay günü beni saat 13.30 gibi Onay Y. aradı. Onay ile ailecek tanışırız, başka cezaevinde kaldık beraber. 'Senin orada kiralık ev var, hala ilanda duruyor mu?' dedi. Öğrendim ve sonrasında durduğunu söyledim. 15-16 gün kiralamak istediklerini söylediler. Ev sahibini aradım, günlük kiralamayacağını söyledi. Bunun üzerine başka bir ev olduğunu söyledim ve ona yöneldik. 15 bin TL'ye anlaştılar ancak ev sahibine 5 bin TL verdiler. Yarın 10 bin TL daha vereceklerini söylediler. Sonrasında biz oradan ayrıldık. Kiralanan ev turistik olan bir yerdi" ifadelerini kullandı.
"POLİSE TESLİM EDİN DEDİM"
Olayı sonradan öğrendiğini belirten Ömer A., "Daha sonra Onay Y. beni aradı, İsmail Oransal ve Altay Ali Oransal'a ulaşamadıklarını söylediler. Kiralanan eve gittim. Onay Y.'nin kendilerine ulaşamadıklarını söyledim. Benim telefonumdan konuştu, sonra döndüm. Haberlerde parfüm fabrikasında patlama olduğunu öğrendim. Onay Y.'yi aradım, cevap vermedi. Mesaj attım, dönmedi. Sonra tekrar aradım. Bu kişilerin olayla ilgisi var mı diye sordum. Fabrika sahiplerinin oğlu, sorun olmadığını söyledi. Dayılarını ara, polise mi dayılarına mı veriyorsun, evden çıkar' dedim. Sanıkları tanımam" şeklinde konuştu.








