Süleyman Akyüz’ün Petrol-İş Genel Başkanlığı’na seçilmesinin ardından vekaleten yürüttüğü göreve geçtiğimiz aylarda gerçekleşen kongre sonrasında seçilmiş başkan olarak devam eden Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Eyüp Akdemir, Gebze Yenigün Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Bölgemizin önemli sendikaları arasında yer alan Petrol-İş’in Gebze’nin il olması noktasında her türlü desteği vereceğini açıklayan Eyüp Akdemir, Gebze’nin kabuğunu kırıp, gerekli yatırımları alabilmesi için il olması gerektiğini savundu. Gebze’deki emekçilerin geçim sıkıntısı yaşadığını da aktaran Akdemir, bunun önüne geçilebilmesi için sendikal yaşamın önünün açılmasının şart olduğunu dile getirdi. Akdemir’in açıklamalarından satırbaşları şu şekilde;
“İL OLMASI SÜREKLİ ENGELLENDİ”
Yıllardan beri Gebze’de yaşıyoruz ve burası bir emek kenti. Bu kent hak ettiği hizmeti alamıyor. Dolayısıyla Gebze yıllardan beri büyük bir köy gibi ve bu kabuğunu bir türlü yırtamadı. İki tane büyük ilin arasına sıkışmasıyla birlikte para akışının belli bir düzlemde tutulabilmesi için Gebze’nin il olması sürekli engellendi. Geçmişte rahmetli Ahmet Penbegüllü tarafından bu konu gündemde tutuldu ve 82 plakası takıldı. Ha keza rahmetli Alaettin Kurt’un da bu konuda çok büyük katkıları oldu. Gebze bölgesi gibi büyük bir sanayi kentinde hizmetin tam randımanlı bir şekilde yürütülebilmesi için Gebze’nin il olması gerek.

“KENDİ SORUNLARINI KENDİ ÇÖZECEK”
Gebze’de yerel yönetimlerin de bu işe katkı koyması gerek. Kentin altyapısıyla, ulaşımıyla daha yaşanılabilir olması için her şeyden önce kaynağa ihtiyaç var. Kaynağın bulunması için birinci öncelik kendi özelinde il olması gerek. Biz Petrol-İş Sendikası olarak Gebze’nin il olması için her türlü desteği veririz. Şehrin planlanması ve yaşanılabilir olmasının işçimize ve emekçimize de çok büyük katkıları olacak. Sabahları servis güzergahlarını takip ettiğinizde GOSB’a ya da TOSB’a girişte insanlar en az yarım saat, 45 dakika kaybediyor. Gebze il olduğunda kendi bütçesi olacak ve sorunlarını kendi içerisinde çözme kabiliyeti gösterecek.
“SENDİKAL YAŞAMIN ÖNÜ AÇILMALI”
Gebze işçi kenti olmakla beraber, işsizlik probleminin de yaşandığı bir yer. Bu kente Anadolu’nun her köşesinden gelen insanlar iş bulma ümidinde. Türkiye’de çalışma hayatı ve koşulları göz önüne alındığında, asgari ücretin sürekli baskılandığı bir dönemdeyiz. O yüzden de var olan işlerle geçinebilme sıkıntıları baş gösteriyor. Bu kentte sendikal yaşam diğer yerlere göre daha fazla ancak yetmiyor. Türkiye’de çalışma hayatında örgütlü yapının önü açılmadığı sürece, toplu sözleşmeyle çalışma imkanları sağlanmadığı sürece insanların geçim sıkıntıları olacak. Geçim sağlanabilecek ücretlere ulaşabilmeniz için örgütlülük kesinlikle şart.”

“İL OLMASI SÜREKLİ ENGELLENDİ”
Yıllardan beri Gebze’de yaşıyoruz ve burası bir emek kenti. Bu kent hak ettiği hizmeti alamıyor. Dolayısıyla Gebze yıllardan beri büyük bir köy gibi ve bu kabuğunu bir türlü yırtamadı. İki tane büyük ilin arasına sıkışmasıyla birlikte para akışının belli bir düzlemde tutulabilmesi için Gebze’nin il olması sürekli engellendi. Geçmişte rahmetli Ahmet Penbegüllü tarafından bu konu gündemde tutuldu ve 82 plakası takıldı. Ha keza rahmetli Alaettin Kurt’un da bu konuda çok büyük katkıları oldu. Gebze bölgesi gibi büyük bir sanayi kentinde hizmetin tam randımanlı bir şekilde yürütülebilmesi için Gebze’nin il olması gerek.
“KENDİ SORUNLARINI KENDİ ÇÖZECEK”
Gebze’de yerel yönetimlerin de bu işe katkı koyması gerek. Kentin altyapısıyla, ulaşımıyla daha yaşanılabilir olması için her şeyden önce kaynağa ihtiyaç var. Kaynağın bulunması için birinci öncelik kendi özelinde il olması gerek. Biz Petrol-İş Sendikası olarak Gebze’nin il olması için her türlü desteği veririz. Şehrin planlanması ve yaşanılabilir olmasının işçimize ve emekçimize de çok büyük katkıları olacak. Sabahları servis güzergahlarını takip ettiğinizde GOSB’a ya da TOSB’a girişte insanlar en az yarım saat, 45 dakika kaybediyor. Gebze il olduğunda kendi bütçesi olacak ve sorunlarını kendi içerisinde çözme kabiliyeti gösterecek.
“SENDİKAL YAŞAMIN ÖNÜ AÇILMALI”
Gebze işçi kenti olmakla beraber, işsizlik probleminin de yaşandığı bir yer. Bu kente Anadolu’nun her köşesinden gelen insanlar iş bulma ümidinde. Türkiye’de çalışma hayatı ve koşulları göz önüne alındığında, asgari ücretin sürekli baskılandığı bir dönemdeyiz. O yüzden de var olan işlerle geçinebilme sıkıntıları baş gösteriyor. Bu kentte sendikal yaşam diğer yerlere göre daha fazla ancak yetmiyor. Türkiye’de çalışma hayatında örgütlü yapının önü açılmadığı sürece, toplu sözleşmeyle çalışma imkanları sağlanmadığı sürece insanların geçim sıkıntıları olacak. Geçim sağlanabilecek ücretlere ulaşabilmeniz için örgütlülük kesinlikle şart.”





