Nurettin Çelik, düzenlediği basın toplantısında, “Yönetimdeyseniz hesap vermek zorundasınız. Erdemli insanlar böyle yapar. Toplumu adalet ile dengede tutarsınız. Dengeyi sağlayamayan insan yönetimde başarılı olamaz. Başarılı olamıyorsanız güç ve iktidar sizi bozmuş demektir. Muhalefetin eleştirileri olmazsa demokrasi olmaz. Bazen iktidarların dinlenmesi gerekir. Muhalefete şans vermek yeni bir bakış açısı kazandırır. Bugün iktidar neredeyse her gün görüştüğü ABD başkanı Trump’a gösterdiği sevgi saygının onda birini muhalefete göstermekten çekiniyor. Hatada ısrar etmek Türkiye’ye kaybettirir" dedi."SOMUT ÖRNEĞİ YILDIRIM'IN ADAYLIĞI"
Açıklamalarına devam eden Çelik, "Türkiye ne yazık ki tek parti dönemine döndü. Bunun en somut örneğini Meclis başkanı Binali Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak ilan edilmesiyle gözler önüne serdiler. Bu hususta anayasanın hükmü gayet açık. TBMM Başkanı, üyesi bulunduğu partinin hiçbir çalışmasına iştirak edemez. Bu hükme rağmen Binali Bey hem mevcut makamından istifa etmemiş, hem de Belediye Başkan adayı olarak gösterilmiştir" şeklinde konuştu."POŞETİN 10 KURUŞUNA MUHTAÇ BIRAKILDI"
Poşetten ücret alınması olayına da değinen Çelik; “17 yıldır üretime dayalı kalıcı bir ekonomi modeli ortaya koyamadığı gibi başımıza yeni çoraplar ören iktidar, ekonomiyi iflasa sürüklemiştir. Bu süreçte en büyük yarayı hiç şüphesiz ekonomi almıştır. Türkiye ekonomisinin düştüğü durum vatandaşın cebinde çok şiddetli bir şekilde hissedilmektedir. Sadece eğitim seviyesinde değil enflasyonda da maalesef Sudan’la, Orta Afrika’yla, Zimbabve ile yarışan bir ülkeyiz artık. Hayaller Amerika gerçekler Afrika. Geldiğimiz noktada ekonomimiz, poşetin 10 kuruşuna muhtaç bırakılmıştır. Ümit ederiz ki çevre duyarlılığı için toplanan bu paralar işsizlik fonu için toplanan bugün 125 milyarı bulan ama işçiye verilmeyen iktidarın açığını kapatmak için kullanılan paralar gibi olmasın” açıklamalarında bulundu.EKONOMİK KANGRENE DÖNDÜ
Son olarak ticaret hayatındaki konkordatolara da değinen Çelik “Her hafta koca koca asırlık şirketlerin konkordato haberlerini alıyoruz. Ne acıdır ki şirketlerin konkordato ilan etmesi ekonominin geldiği noktayı gösterirken yeni sıkıntılara neden olmaktadır. Konkordato ilan eden şirketlerden alacağı olanlar alacaklarını almasına kanunla engel olunurken konkordato ilan eden şirket alacaklarını almakta herhangi bir engelle karşılaşmamaktadır. Bu da piyasada ekonomik kangrene dönüşmektedir. Adeta taşları bağlanmış köpekleri serbest bırakılmış bir mahalleye benzemektedir. Bunlara acilen çare bulunması gerekiyor" dedi.
Açıklamalarına devam eden Çelik, "Türkiye ne yazık ki tek parti dönemine döndü. Bunun en somut örneğini Meclis başkanı Binali Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak ilan edilmesiyle gözler önüne serdiler. Bu hususta anayasanın hükmü gayet açık. TBMM Başkanı, üyesi bulunduğu partinin hiçbir çalışmasına iştirak edemez. Bu hükme rağmen Binali Bey hem mevcut makamından istifa etmemiş, hem de Belediye Başkan adayı olarak gösterilmiştir" şeklinde konuştu."POŞETİN 10 KURUŞUNA MUHTAÇ BIRAKILDI"
Poşetten ücret alınması olayına da değinen Çelik; “17 yıldır üretime dayalı kalıcı bir ekonomi modeli ortaya koyamadığı gibi başımıza yeni çoraplar ören iktidar, ekonomiyi iflasa sürüklemiştir. Bu süreçte en büyük yarayı hiç şüphesiz ekonomi almıştır. Türkiye ekonomisinin düştüğü durum vatandaşın cebinde çok şiddetli bir şekilde hissedilmektedir. Sadece eğitim seviyesinde değil enflasyonda da maalesef Sudan’la, Orta Afrika’yla, Zimbabve ile yarışan bir ülkeyiz artık. Hayaller Amerika gerçekler Afrika. Geldiğimiz noktada ekonomimiz, poşetin 10 kuruşuna muhtaç bırakılmıştır. Ümit ederiz ki çevre duyarlılığı için toplanan bu paralar işsizlik fonu için toplanan bugün 125 milyarı bulan ama işçiye verilmeyen iktidarın açığını kapatmak için kullanılan paralar gibi olmasın” açıklamalarında bulundu.EKONOMİK KANGRENE DÖNDÜ
Son olarak ticaret hayatındaki konkordatolara da değinen Çelik “Her hafta koca koca asırlık şirketlerin konkordato haberlerini alıyoruz. Ne acıdır ki şirketlerin konkordato ilan etmesi ekonominin geldiği noktayı gösterirken yeni sıkıntılara neden olmaktadır. Konkordato ilan eden şirketlerden alacağı olanlar alacaklarını almasına kanunla engel olunurken konkordato ilan eden şirket alacaklarını almakta herhangi bir engelle karşılaşmamaktadır. Bu da piyasada ekonomik kangrene dönüşmektedir. Adeta taşları bağlanmış köpekleri serbest bırakılmış bir mahalleye benzemektedir. Bunlara acilen çare bulunması gerekiyor" dedi.









