Genel Kurul’da yaptığı konuşmada yıkılan binanın önceki ve sonraki görüntülerini paylaşan Çiler, facianın yalnızca bir bina çökmesi olmadığını belirterek, “Denetimsizliğin, umursamazlığın, ihmallerin ve yıllardır sürüncemede kalan metronun çöküşünü konuşmak zorundayız.” dedi. Çiler, Cumhuriyet’in 102’nci yıl dönümünde yaşanan bu acı olayın, yetkili kurumların sorumluluğunu yeniden gündeme getirdiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı, “5 can enkaz altında kaldı. Her afet sonrası aynı cümleleri duyuyoruz: ‘Sorunlar araştırılacak, yaralar sarılacak…’ Ancak bu dosyalar çoğu zaman tozlu raflara kaldırılıyor. Bugün orada çöken sadece bina değildir; sistem çökmüştür, vatandaşın devlete güveni çökmüştür. Müteahhit denetlenemez, belediye görmezden gelir, ilgili kurumlar hesap vermez hale gelir. İlgili kurum Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın kesinlikle istifa etmesi gerekir.”
BİLİMSEL TEMELDE İNCELEME İSTEDİ
Bölgede toplam 21 bina, 55 işyeri ve 91 konutun tedbiren mühürlendiğini hatırlatan Çiler, binanın çökme nedenlerinin ve çevresindeki yapıların risk durumunun tespit edilmesi gerektiğini söyleyerek Darıca–Gebze metrosu çalışmalarının bilimsel temelde incelenmesini istedi. “2018’de başlayan ve hâlâ süren metro çalışmasının yerleşim alanlarına etkisi araştırılmalıdır. Vatandaş kaderine terk edilemez” diyen Çiler, sorumluların ortaya çıkarılması ve cezalandırılması gerektiğini ifade etti.
“HUKUKİ SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM”
Çiler, facianın ardından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’na bizzat suç duyurusunda bulunduğunu belirterek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını söyledi. Çiler, “Gebze halkı yalnız değil, sahipsiz değil. Biz adalete güveniyoruz” diyen Çiler, şehircilik anlayışlarının rant değil, insan hayatı odaklı olduğunu vurgulayarak konuşmasını, “Halkın canını korumak devletin asli görevidir” sözleriyle tamamladı. Ayrıca Çiler, TBMM’nin bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiğinin da altını çizdi.





