GTÜ Patent Destekleme Fonu kapsamında desteklenen ve “Steel Tube-in-Tube Buckling-Controlled Brace Structural Members” (Tüp İçinde Tüp Burkulması Kontrol Edilmiş Çelik Çapraz Yapı Elemanları) adıyla tescillenen buluş, gerçekleştirilen lisans anlaşmasıyla birlikte sanayiye kazandırılmış oldu. Söz konusu teknoloji, deprem etkisi altındaki çelik yapıların performansını artırmayı ve yapısal güvenliği üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Patent konusu buluş, çelik yapılarda kullanılan çapraz taşıyıcı elemanların deprem sırasında maruz kaldığı burkulma davranışını kontrol altına alarak yapıların daha güvenli hale gelmesini sağlıyor. “Tüp içinde tüp” prensibiyle geliştirilen sistem, özellikle yüksek performans gerektiren çelik yapılarda deprem dayanımını artıran yenilikçi bir mühendislik çözümü olarak öne çıkıyor. Teknolojinin; deprem mühendisliği, performansa dayalı yapı tasarımı, yapıların sismik değerlendirilmesi ve endüstriyel yapı sistemleri gibi birçok alanda kullanım potansiyeli bulunuyor. Uzmanlar, geliştirilen sistemin yapı güvenliği açısından önemli avantajlar sunduğunu ve uluslararası pazarda güçlü bir ticari karşılık bulabileceğini değerlendiriyor.
Patentin buluşçuları arasında GTÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Onur Şeker, Prof. Dr. Bülent Akbaş, Jay Shen ve Mahmoud Faytarouni yer alıyor.

HEDEF KÜRESEL PAZAR
Lisanslama sürecinin en önemli hedeflerinden biri, teknolojinin TÜBİTAK 1702 Patent Tabanlı Teknoloji Transferi Destekleme Programı kapsamında desteklenerek doğrulama, uygulama ve ticarileştirme çalışmalarının hızlandırılması olarak gösteriliyor. Bu kapsamda patentin başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere uluslararası pazarlarda ticarileştirilmesi ve katma değerli bir yapı teknolojisi olarak küresel ölçekte yaygınlaştırılması planlanıyor. Deprem güvenliği ve yapı dayanımı gibi kritik alanlarda geliştirilen bu teknolojinin, Türk mühendisliğinin uluslararası alandaki rekabet gücüne katkı sunması bekleniyor.
“BİLGİYİ DEĞERE DÖNÜŞTÜRÜYORUZ”
GTÜ Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, lisanslama sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede üniversitenin teknoloji transferi vizyonuna dikkat çekti. Akademik üretimin yalnızca bilimsel yayınlarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Mantar, “Gebze Teknik Üniversitesi olarak üretilen bilginin sanayiye, topluma ve ülke ekonomisine katkı sağlayan teknolojilere dönüşmesini önemsiyoruz. Özellikle yapı güvenliği ve deprem dayanımı gibi stratejik alanlarda geliştirilen patentlerin sanayiye aktarılması, üniversitemizin teknoloji transferindeki başarısını ortaya koymaktadır” dedi. Bu başarının aynı zamanda girişimci akademisyen kültürünün de bir sonucu olduğunu ifade eden Mantar, “Doç. Dr. Onur Şeker’in de aralarında bulunduğu akademisyenlerimiz, bilimsel bilginin ticarileşebilir teknolojiye dönüşmesinde önemli roller üstleniyor. Bu lisanslama süreci, üniversite-sanayi iş birliğinin somut ve başarılı bir örneğidir” diye konuştu.

ORTAK ÇALIŞMA MEYVESİNİ VERDİ
Teknolojinin ticarileştirilmesi sürecinde GTÜ Araştırma Koordinatörlüğü, GTÜ Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) ve ticarileştirme koordinasyonunu yürüten CETLİS Danışmanlık ortak çalışma gerçekleştirdi. Paydaş kurumlar arasında yürütülen koordineli süreç, üniversitede geliştirilen bir araştırma çıktısının yüksek katma değerli teknolojiye dönüşmesinde önemli rol oynadı. Gerçekleştirilen lisans anlaşması, GTÜ’nün teknoloji transferi ekosistemindeki etkinliğini güçlendirirken, akademik buluşların sanayiyle buluşmasına ve uluslararası pazarlara taşınmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.






