Diğer bütün eklemlerimizde olduğu gibi, diz eklemimizi oluşturan kemiklerin üzeri de, hareket sırasında kemiklerin birbirine sürtmesini engelleyen ve ağrısız bir şekilde hareketin gerçekleştirilmesini sağlayan kıkırdak adı verilen bir doku ile kaplıdır. Diz eklemi, pek çok yönden gelen yüklenmelere açık bir eklem olduğu için, eklem kıkırdağının bozulması anlamına gelen kireçlenme hastalığı da, diz ekleminde diğer eklemlere göre daha sık olarak görülmektedir. Diz eklemi kıkırdağının ileri derecede yıprandığı hastalarda, diz eklem hareketleri kısıtlanır ve ağrılı olmaya başlar. En basit aktivitemiz olan yürümek bile ağrılı ve zor bir hale gelir. Eklem kıkırdağının geri döndürülemeyecek derecede yıprandığı hastalarda, eklemi oluşturan kemik yüzeylerinin kaplanması ile, yani diz protezi ameliyatı ile yeniden ağrısız bir şekilde aktivitelerimizi gerçekleştirmemiz ve diz eklemimizi hareket ettirebilmemiz mümkün olabilir.
Diz protezi ameliyatının temelde iki amacı bulunmaktadır; Bunlardan birincisi ağrısız bir şekilde hareketi sağlamak, ikincisi ise bu işlemin olabildiğince uzun süre, mümkünse ömürlük bir şekilde gerçekleşmesini garanti altına almaktır. Diz protezi ameliyatı, yarım aşırı aşan bir süredir uygulanan bir ameliyat olduğu için, bu ameliyatın uzun dönem başarısı yani diz protezinin sağ kalımı üzerine de oldukça doyurucu bir bilimsel hafıza da mevcuttur. Literatür değerlendirildiğinde, diz protezi cerrahisinin uzun dönem başarısında etkili olan temelde iki adet faktör saptanmıştır. Bunlardan birincisi protezin materyaline ait özelliklerle ilgilidir. Yani, yeni diz eklemimizi oluşturacak olan protezin de sürtünmeye ve aşınmaya karşı dirençli olması gerekmektedir. Günümüzde geliştirilen bir protez, kullanıma girmeden önce laboratuvar ortamında, bir insanın hayatı boyunca yapabileceğinden çok daha fazla sayıda harekete maruz bırakılarak aşınmaya karşı test edilmektedir. Yani materyale bağlı olan erken yetersizlik sebebi, günümüzde neredeyse ortadan kaldırılmıştır. Burada standartlara uygun implantların tercih edilmesi önem kazanmaktadır.
Diz protezi ameliyatının temelde iki amacı bulunmaktadır; Bunlardan birincisi ağrısız bir şekilde hareketi sağlamak, ikincisi ise bu işlemin olabildiğince uzun süre, mümkünse ömürlük bir şekilde gerçekleşmesini garanti altına almaktır. Diz protezi ameliyatı, yarım aşırı aşan bir süredir uygulanan bir ameliyat olduğu için, bu ameliyatın uzun dönem başarısı yani diz protezinin sağ kalımı üzerine de oldukça doyurucu bir bilimsel hafıza da mevcuttur. Literatür değerlendirildiğinde, diz protezi cerrahisinin uzun dönem başarısında etkili olan temelde iki adet faktör saptanmıştır. Bunlardan birincisi protezin materyaline ait özelliklerle ilgilidir. Yani, yeni diz eklemimizi oluşturacak olan protezin de sürtünmeye ve aşınmaya karşı dirençli olması gerekmektedir. Günümüzde geliştirilen bir protez, kullanıma girmeden önce laboratuvar ortamında, bir insanın hayatı boyunca yapabileceğinden çok daha fazla sayıda harekete maruz bırakılarak aşınmaya karşı test edilmektedir. Yani materyale bağlı olan erken yetersizlik sebebi, günümüzde neredeyse ortadan kaldırılmıştır. Burada standartlara uygun implantların tercih edilmesi önem kazanmaktadır. 








