EYT Gebze, 4447 sayılı yasayı protesto etmek ve yaşadıkları mağduriyeti duyurmak amacıyla, yasanın 21. yılında 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı'nda bir araya geldi. EYT Gebze Derneği Başkanı Nuh Erdoğan Erdoğan, dernek yönetimi ve üyelerinin ev sahipliğindeki basın açıklamasına CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan ve CHP Gebze İlçe Kadın Kolları Başkanı Yaşa Erdoğan, Eğitim-Sen Gebze Şube Başkanı Eylem Bahadır, Eğitim-İş Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Bülent Metin, BMİS Gebze 1 No’lu Şube Mali Sekreteri Muhammet Hanefi Orhan ile sendika yöneticileri de katılım sağlayarak, EYT'lilere destek oldu. 'Edirne'den Kars'a Jüpiter'den Mars'a eğer adalet varsa çıksın artık bu yasa', 'seçimin mührü EYT'de gibi sloganların da atıldığı basın açıklamasında hazırlanan metni EYT Gebze Derneği Yöneticisi Mücahit Yıldız okudu. EYT Gebze'nin basın açıklamasında şunlar dile getirildi;
"HAYATIMIZIN EN BÜYÜK ŞOKUNU YAŞADIK"
“Çalışma hayatı yaşantımızın en önemli alanlarının başında gelir. İnsanların hem gündelik ihtiyaç ve gelirlerinin karşılanması, hem de geleceğe yönelik beklenti ve planlamalarında önemli bir yer tutar. Biz Emeklilikte Yaşa Takılanlar, 8 Eylül 1999 tarihinden önce bir sosyal güvenlik çatısı altında çalışma hayatına atıldığımız için, beklenti ve planlarımızı doğal olarak o zamanki koşullar ve yasalar içinde gerçekleşmesini bekledik ama 4447 sayılı yasa çıkartılıp bir de geriye doğru işletilerek, mevcut şartlara bir de yaş şartı eklendiğinde, hayatımızın en büyük şoku ile karşılaştık. Hükümetler elbette bulundukları partiler itibariyle, devleti koruyucu yasalar çıkartabilirler. Böyle bir duruma, kesinlikle diyeceğimiz bir cümle veya tavır olamaz. Biz emeklilikte yaşa takılan kesimin karşı çıktığı nokta; bu yasanın geriye doğru aleyhte işlemesidir. Böyle yapılarak mağduriyetimize yeni bir halka eklenmiştir.
"PSİKOLOJİK OLARAK ÇIKMAZA SOKMAKTADIR"
2008’de çıkartılan 5520 sayılı yasayla da 2008 yılı öncesi yüzde 78 olan aylık bağlama oranları, yeni bir düzenlemeyle yüzde 28’lere düşürüldü. İnsanların alım gücünün düştüğü gerçeği ile birlikte emekli olduktan sonra gelirlerinin de düşürülmesi, insanların madden ve manen dibe vurmalarına neden olmuştur. Bunlarla birlikte gerek staj sigortalılığının hizmet başlangıcı olarak sayılmaması, çalışmayan ve geliri düşük kişilerden Genel Sağlık Sigortası adı altında bir kesinti yapılması ve son günlerde çalışanların ileriye dönük bir birikimi olarak gördükleri, kıdem tazminatlarının bir fona devredilerek değerlendirilip sigorta sahibine öyle verilmesi düşüncesi, bu ülke çalışanlarının birikimlerini tam olarak alamama durumu ile birlikte, psikolojik olarak çıkmazlara sokmaktadır.
"HAKKIMIZI İSTİYORUZ"
Sonuç olarak Hükümetimizden beklentimiz yukarıda saydığımız mağduriyet ve kayıplarımızı göz önünde tutarak, haklarımızı bizlere iade etmeleridir. Hükümetlerin bu gibi girişimlerinde vatandaşlarının yanında olduklarını göstermesi, ayrılmaz bir bütün ve beraberlik göstergesi olarak algılanır. Hükümetimizin bu anlayış ve düşüncede olduklarını bizlere hissettirmelerini ve çözüm odaklı olmalarını bekliyoruz. Biz emekliler olarak artık siyasilerden vaat değil çözüm bekliyoruz. Biz EYT’liler artık seçim öncesi meydanlarda vaatleri ile dinleyenlere baharı yaşatırken seçimlerden sonra sonbaharı yaşamak istemiyoruz. Hakkımızı istiyoruz.”
"HAYATIMIZIN EN BÜYÜK ŞOKUNU YAŞADIK"“Çalışma hayatı yaşantımızın en önemli alanlarının başında gelir. İnsanların hem gündelik ihtiyaç ve gelirlerinin karşılanması, hem de geleceğe yönelik beklenti ve planlamalarında önemli bir yer tutar. Biz Emeklilikte Yaşa Takılanlar, 8 Eylül 1999 tarihinden önce bir sosyal güvenlik çatısı altında çalışma hayatına atıldığımız için, beklenti ve planlarımızı doğal olarak o zamanki koşullar ve yasalar içinde gerçekleşmesini bekledik ama 4447 sayılı yasa çıkartılıp bir de geriye doğru işletilerek, mevcut şartlara bir de yaş şartı eklendiğinde, hayatımızın en büyük şoku ile karşılaştık. Hükümetler elbette bulundukları partiler itibariyle, devleti koruyucu yasalar çıkartabilirler. Böyle bir duruma, kesinlikle diyeceğimiz bir cümle veya tavır olamaz. Biz emeklilikte yaşa takılan kesimin karşı çıktığı nokta; bu yasanın geriye doğru aleyhte işlemesidir. Böyle yapılarak mağduriyetimize yeni bir halka eklenmiştir.
"PSİKOLOJİK OLARAK ÇIKMAZA SOKMAKTADIR"2008’de çıkartılan 5520 sayılı yasayla da 2008 yılı öncesi yüzde 78 olan aylık bağlama oranları, yeni bir düzenlemeyle yüzde 28’lere düşürüldü. İnsanların alım gücünün düştüğü gerçeği ile birlikte emekli olduktan sonra gelirlerinin de düşürülmesi, insanların madden ve manen dibe vurmalarına neden olmuştur. Bunlarla birlikte gerek staj sigortalılığının hizmet başlangıcı olarak sayılmaması, çalışmayan ve geliri düşük kişilerden Genel Sağlık Sigortası adı altında bir kesinti yapılması ve son günlerde çalışanların ileriye dönük bir birikimi olarak gördükleri, kıdem tazminatlarının bir fona devredilerek değerlendirilip sigorta sahibine öyle verilmesi düşüncesi, bu ülke çalışanlarının birikimlerini tam olarak alamama durumu ile birlikte, psikolojik olarak çıkmazlara sokmaktadır.
"HAKKIMIZI İSTİYORUZ"Sonuç olarak Hükümetimizden beklentimiz yukarıda saydığımız mağduriyet ve kayıplarımızı göz önünde tutarak, haklarımızı bizlere iade etmeleridir. Hükümetlerin bu gibi girişimlerinde vatandaşlarının yanında olduklarını göstermesi, ayrılmaz bir bütün ve beraberlik göstergesi olarak algılanır. Hükümetimizin bu anlayış ve düşüncede olduklarını bizlere hissettirmelerini ve çözüm odaklı olmalarını bekliyoruz. Biz emekliler olarak artık siyasilerden vaat değil çözüm bekliyoruz. Biz EYT’liler artık seçim öncesi meydanlarda vaatleri ile dinleyenlere baharı yaşatırken seçimlerden sonra sonbaharı yaşamak istemiyoruz. Hakkımızı istiyoruz.”





