269 sayfalık romanda, büyük depremde henüz 6 yaşındayken annesini enkaz altında kaybeden ve öldüğü sanılan Osman’ın yaşam mücadelesi, yıllar içinde karşılaştığı zorluklar ve ailesiyle birlikte yaşadığı derin dram anlatılıyor. Eser hakkında açıklamalarda bulunan yazar Erol Polat, romanın yalnızca bir yaşam öyküsü değil, aynı zamanda insan ruhunun kırılganlığına ve hayatın acı gerçeklerine ışık tuttuğunu ifade etti. Polat, “Her insanın içinde görünmeyen bir enkaz vardır. Osman, 6 yaşında Erzincan’daki büyük depremde ölümle yüzleşti. Fakat kader bazen yıllar sonra yeniden sınar. Yaşadığı süreç, yalnızca bir bireyin değil, bir ailenin de yavaş yavaş çözülüş hikâyesidir” dedi.
BİR AİLENİN SESSİZ YIKILIŞI
Romanın, bir insanın zamanla yaşadığı zihinsel ve duygusal çözülmeyi konu aldığını ifade eden Polat, eserde özellikle aile bireylerinin yaşadığı zorlukların da derin şekilde işlendiğini kaydetti. Polat, “Bu roman bir çöküşün değil, yavaş yavaş silinişin hikâyesidir. Bir insanın aklından eksilen her parçayla birlikte bir ailenin de eksilişini anlatır” ifadelerini kullandı.






