Örnek niteliğindeki çalışmaya, ilçede 40 okuldan 1071 veli dahil oldu. Proje kapsamında ücretsiz dağıtılan kitaplar okunduktan sonra koordinatör öğretmenler eşliğinde kitap tahlilleri yapılarak, okur yazar buluşmaları gerçekleştirildi. Projeye katılan Mustafa Paşa Ortaokulundan 13 öğrenci annesi, okudukları kitaplardan etkilenerek kendi öykülerini yazmaya karar verdi. Koordinatör Melih Çetin ile rehber öğretmen Ayşe Bakırcıalioğlu'nun danışmanlığında anneler, kendi hayatlarından ilham alarak sevgi, saygı, merhamet, sorumluluk, dürüstlük ve dayanışma gibi değerleri konu alan 13 öykü yazdı. Yaklaşık 3 aylık çalışma sonucu öyküler, "Okur Öyküleri, Bir Avuç Değer, Bir Kucak Sevgi" adıyla 125 sayfalık kitap haline getirilerek sınırlı sayıda bastırıldı. Çalışma sayesinde hem okuma ve yazma alışkanlığı kazanan annelerin hayata bakış açısı değişti hem de başta çocukları ve eşleri olmak üzere çevrelerindekilerin okuma alışkanlığı kazanmasına katkı sağlandı.

KENDİ DÜNYALARINI YANSITAN ESERLER YAZDILAR
Proje koordinatörü Melih Çetin, proje kapsamında okuma alışkanlığını geliştirmek için velilerle kitap okuyarak tahliller yaptıklarını, yazar buluşmaları organize ettiklerini söyledi. Çetin, projenin yaklaşık 2 yıldır bu şekilde devam ettiğini belirterek, "Mustafa Paşa Ortaokulunda bunun üst basamağına geçtik. Velilerimizin öykülerden oluşan kitap yazması bizim birkaç yıl sonra hayal ettiğimiz bir durumdu fakat buradaki velilerimiz ve Ayşe öğretmenimiz, işin büyük yükünü sırtlayarak kitap yazdılar. " dedi.
Her velinin kendi dünyasını yansıtan öykü yazdığını dile getiren Çetin, "Velilerimiz sürece katkı sunarak güzel bir öykü kitabı ortaya çıkardı. Projemizin sloganı bizlere bir çok şeyi anlatıyor; 'Çocuklar sözlerinizi değil, ayak izlerinizi takip eder.' Burada da aslında projemizin amacı ve ilerlemek istediğimiz yol net şekilde ifade ediliyor." diye konuştu.

“SORUMLULUK, ÖZ DİSİPLİN VE EMPATİ KAZNADIRDI”
Rehber öğretmen Ayşe Bakırcıalioğlu da projenin velilere okuma alışkanlığının yanı sıra sorumluluk, öz disiplin ve empati bilinci kazandırdığını kaydetti. Bakırcıalioğlu, insani değerler merkeze alınarak öyküler oluşturulduğunu anlatarak, "Hikayelerimizi birbirimize okumaya başladık. Baktık ki yazdıklarımız gönlümüze dokunanlar, kendi yaşadıklarımızdan oluşmuş. Hikayeleri okuyunca bütün velilerimin gözlerinden yaşlar aktı. Çok duygulandık. Bizden sonra yazdıklarımız kaybolmasın ve hikayelerimiz herkesin gönlüne dokunsun istedik. Anısı kalması için kitaplaştırmaya karar verdik." ifadelerini kullandı.

“YER ALDIĞIM İÇİN ÇOK ŞANSLI HİSSEDİYORUM”
Veli İlknur Çalışkan ise saygı üzerine öykü yazdığını belirterek, şöyle devam etti, "Benim için çok güzel tecrübe oldu. Bu projede olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Burada çok güzel insanlar tanıdım. Çok güzel projeydi ve bana da çok fazla şey kattı. Ben de elimden geldiğince kendimi, yaşadığım dünyayı yansıtmaya çalıştım. Herkes kendinden bir şeyler kattığı için ortaya çok güzel öyküler çıktı. Bizim zamanımızda yetişen çocuklarla şu anda yetişen çocukların ortamı çok farklı. Onlara da örnek olsun istedim." Veli Arzu Çavuş, 20'li yaşlardayken kitap yazma hayalinin olduğundan bahsederek, bunu proje sayesinde gerçeğe dönüştürmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.





