Her yıl binlerce kişi üniversitelerden mezun oluyor fakat mezuniyetlerinin ardından kendi meslek dallarında iş bulanlar hatta herhangi bir işte çalışanların sayısı oldukça az. Hal böyle olunca genç işsizler yaşadıkları soruna çözüm bulmak adına kendi mesleklerinin dışında bir sektörde iş bulmaya yöneliyor ya da imkânları doğrultusunda farklı sektörlerde kendi iş yerlerini kuruyorlar. İşte bu gençlerden biri de Gebzeli Arif Buğra Aydoğan. Radyoterapi bölümünden mezun olan Arif Buğra, annesi Fatma Aydoğan ile birlikte bir cafe açarak çalışmaya başladı. Kendi istekleri doğrultusunda bir iş bulamayan Buğra, annesi ile birlikte açtığı işletmeyle iş hayatına atıldı fakat mezun olduğu bölüm ile alakalı bir iş bulduğunda kendi mesleğini yapacak. Cafe açma fikrinin lise döneminden bu yana var olduğunu dile getiren Buğra, hem hayalini gerçekleştirdiği hem de kendi işini yaptığından dolayı mutlu olduğunu dile getirdi. İşletme sahibi Fatma Aydoğan ise, “Çocuklarımız mezun olduklarında iş bulamıyor ve bunalıma girebiliyor. Bu çocuklarda farklı yönleri keşfetmek gerekiyor. Herkes okuduğu mesleği yapmıyor. Bu cafe Gebze’nin ilk kitap cafesi. İyi ki açtık, çok memnunuz.” ifadelerini kullandı.“GEBZE’DE OKUYAN BİR KAESİM VAR”
Oğlunun üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulamadığını dile getiren Fatma Aydoğan, sözlerine şöyle devam etti, “Daha önce hayalimizde zaten var olan cafe açma fikrini hayata geçirmeyi düşündük ve bu cafeyi Gebze’de açmayı kararlaştırdık. Gebze’de çok fazla cafe var ve bizim açacağımız kafenin farklı bir konsepti olmalı, farklı bir kesime hitap etmeliydi. Nasıl bir cafe açabiliriz diye düşünürken kitap cafe açmaya karar verdik. Kendimiz de kitap okumayı sevdiğimiz için böyle bir karara vardık. Buradaki kitapların birçoğu oğlumun ve benim kitaplarım. Evdeki kütüphanemizi buraya taşıdık. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden dayanışma amacı ile bize kitap gönderenler oldu. Sağ olsunlar görmediğimiz tanımadığımız insanlar bize kitap göndererek destek oldular. Cafeyi açarken tutar mı tutmaz mı diye tereddütlerimiz vardı hala da var aslında. Ama şöyle bir şey gördük. Gebzed’e de okuyan bir kesim var. Hedefimiz o kesimi tam anlamı ile yakalamak. Şuan ciddi bir ilgi var. Öğrenciler gelip burada ders çalışıyorlar, kitap okuyorlar. Aynı zamanda da sohbetlerini edip çaylarını kahvelerini yudumluyorlar. Kişiler burada kendi kitaplarını da getirip okuyabiliyorlar.”“YAZARLAR İLE İMZA GÜNLERİ YAPACAĞIZ”
23 yaşındaki Arif Buğra Aydoğan, arkadaşları ile istişare ederek kitap cafe açmayı düşündüklerini belirtti ve cafeleri ile ilgili bilgiler verdi. Aydoğan, “Burda 400’e yakın kitap bulunmakta. Türkiye genelinde bir cehalet var. Uyuşturucu satışları lise kapılarına kadar inmiş durumda ama Türkiye aslında göründüğü gibi değil. Cafe sektörü tamamıyla paraya endekslenmiş durumda fakat bunun haricinde dışarıda kalan büyük bir kesim var. Hayatı sorgulayan liseli çocuklar ve aileler var. Artık insanların dışarıda nefes alabilecekleri yer yok. Sosyal aktivite olarak rahatlıkla gidip oturabilecekleri, insanların birbirine karışmadığı sınırlı sayıda yer var. Böyle olunca belli bir kesim evde kapanmış durumda. Burayı açacağımızı sosyal medya üzerinden duyurduk. Kitapseverler, kitap okunabilecek konseptte bir cafenin açılacağını duyduğunda yardım etmek istediler ve bize kitap gönderdiler. Gebze’nin ilk kitap cafesini açtık. Buraya gelenler raflardan istediği kitabı alıp okuyor. Cafeden ayrılırken kitabı bırakıyorlar ve bir sonraki gelişlerinde kaldıkları yerden devam edebiliyorlar. Burayı günde 70 ila 80 kişi ziyaret ediyor. İlerleyen dönemlerde imza günleri yapmayı planlıyoruz. Bunla alakalı görüşmelerimiz başladı.” şeklinde konuştu.
Oğlunun üniversiteyi bitirdikten sonra iş bulamadığını dile getiren Fatma Aydoğan, sözlerine şöyle devam etti, “Daha önce hayalimizde zaten var olan cafe açma fikrini hayata geçirmeyi düşündük ve bu cafeyi Gebze’de açmayı kararlaştırdık. Gebze’de çok fazla cafe var ve bizim açacağımız kafenin farklı bir konsepti olmalı, farklı bir kesime hitap etmeliydi. Nasıl bir cafe açabiliriz diye düşünürken kitap cafe açmaya karar verdik. Kendimiz de kitap okumayı sevdiğimiz için böyle bir karara vardık. Buradaki kitapların birçoğu oğlumun ve benim kitaplarım. Evdeki kütüphanemizi buraya taşıdık. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden dayanışma amacı ile bize kitap gönderenler oldu. Sağ olsunlar görmediğimiz tanımadığımız insanlar bize kitap göndererek destek oldular. Cafeyi açarken tutar mı tutmaz mı diye tereddütlerimiz vardı hala da var aslında. Ama şöyle bir şey gördük. Gebzed’e de okuyan bir kesim var. Hedefimiz o kesimi tam anlamı ile yakalamak. Şuan ciddi bir ilgi var. Öğrenciler gelip burada ders çalışıyorlar, kitap okuyorlar. Aynı zamanda da sohbetlerini edip çaylarını kahvelerini yudumluyorlar. Kişiler burada kendi kitaplarını da getirip okuyabiliyorlar.”“YAZARLAR İLE İMZA GÜNLERİ YAPACAĞIZ”
23 yaşındaki Arif Buğra Aydoğan, arkadaşları ile istişare ederek kitap cafe açmayı düşündüklerini belirtti ve cafeleri ile ilgili bilgiler verdi. Aydoğan, “Burda 400’e yakın kitap bulunmakta. Türkiye genelinde bir cehalet var. Uyuşturucu satışları lise kapılarına kadar inmiş durumda ama Türkiye aslında göründüğü gibi değil. Cafe sektörü tamamıyla paraya endekslenmiş durumda fakat bunun haricinde dışarıda kalan büyük bir kesim var. Hayatı sorgulayan liseli çocuklar ve aileler var. Artık insanların dışarıda nefes alabilecekleri yer yok. Sosyal aktivite olarak rahatlıkla gidip oturabilecekleri, insanların birbirine karışmadığı sınırlı sayıda yer var. Böyle olunca belli bir kesim evde kapanmış durumda. Burayı açacağımızı sosyal medya üzerinden duyurduk. Kitapseverler, kitap okunabilecek konseptte bir cafenin açılacağını duyduğunda yardım etmek istediler ve bize kitap gönderdiler. Gebze’nin ilk kitap cafesini açtık. Buraya gelenler raflardan istediği kitabı alıp okuyor. Cafeden ayrılırken kitabı bırakıyorlar ve bir sonraki gelişlerinde kaldıkları yerden devam edebiliyorlar. Burayı günde 70 ila 80 kişi ziyaret ediyor. İlerleyen dönemlerde imza günleri yapmayı planlıyoruz. Bunla alakalı görüşmelerimiz başladı.” şeklinde konuştu.





