Programda konuşan Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, barışın yalnızca savaşın olmaması değil; aynı zamanda adalet, özgürlük, eşitlik ve kardeşliğin hâkim olduğu bir yaşam biçimi olduğunu belirtti. Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaşlar ve insani krizlerin tüm insanlığın vicdanını yaraladığını ifade eden Aslantaş, şunları kaydetti, “Barış olmadan hiçbir kazanımın, hiçbir başarının, hiçbir değerin kalıcı olmayacağı açıktır. Ne yazık ki bugün dünyanın birçok bölgesinde savaşlar, çatışmalar ve insani dramlar yaşanıyor. Filistin ve Gazze’de masum insanların yitip giden hayatları hepimizin yüreğini derinden yaralıyor. Aynı şekilde Doğu Türkistan’da yaşanan baskı ve zulümler ile Ukrayna’da süren savaş, insanlığın ortak vicdanını sarsmaktadır. Tarih boyunca güç el değiştirmiştir. Ancak medeniyet üretemeyen toplumların elinde güç, dünyayı kan ve gözyaşına boğmuştur. Bugün de görüyoruz ki, 2. Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası kurumlar krizler karşısında yetersiz kalmıştır. Yapmamız gereken çalışmaktır. Çalışmadan güçlü olmak mümkün değildir. Güçlü olmadan da savaşları ve zulümleri durduramayız. Eğer bizler çalışır ve medeniyet üretirsek, barışı ancak o zaman tesis edebiliriz.”

“İLK DÜŞEN İNSANLIĞIN ONURUDUR”
Kocaeli Barosu Başkanı Av. Kadir Caner Karakadılar ise konuşmasında, “Her savaşta ilk düşen, insanlığın onurudur” ifadelerini kullanarak savaşların toplumlar üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Gebze Ticaret Odası, iş dünyasında olduğu gibi toplumsal yaşamda da barış, kardeşlik ve dayanışmanın en güçlü değerler olduğunu vurgularken; Kocaeli Barosu ile birlikte düzenlenen etkinlik, barışa verilen güçlü bir mesaj olarak hafızalarda yer aldı.






