Her iki üniversitenin rektörünün hazır bulunduğu GTÜ ve SAÜ protokol imza törenine, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Mandal, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün, Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Berker, Gebze Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Babür Özçelik ve Prof. Dr. Ali Ata, GTÜ Özel Kalem Müdürü Doç. Dr. Abdurrahman Akyol katıldı. Ev sahibi Rektör Görgün konuşmasında, “Biz Üniversite yöneticileri olarak öğretim elemanlarımızın, öğrencilerimizin, araştırma enstitülerimizin birlikte çalışabilmeleri birlikte hizmet üretebilmelerini desteklemek amacıyla bu protokolü imzalıyoruz” dedi. NANO TEKNOLOJİYE AĞIRLIK VERECEĞİZ
Görgün konuşmasında şu detaylara yer verdi; “Bu protokol ana çerçevesi itibari ile ortak araştırma projeleri yapılması, doktora programlarının açılması, lisansüstü öğrencilerimizin iki kurumun müfredatlarından ders alabilmelerini, ortak proje açabilmek için iş kaynaklarımızı birleştirerek yeni formlar üretilmesini içeren bir devlet üniversitesi ve bir vakıf üniversitesinin birlikte imzalayacağı bir iş birliği anlaşması. Biz özellikle üniversitelerin araştırma geliştirme potansiyellerinin artırılması üzerine nanoteknoloji alanlarında TÜBİTAK desteği alan bu iki üniversitenin öncelikli olarak nanoteknoloji ve kompozit konularında bu çalışmalara odaklanarak gerçekleştirilmesi ve bu konulardan başlayarak diğer alanlarda da ek protokoller yaparak üretmeyi ümit ediyoruz. Sabancı Üniversitesi İstanbul’un en doğusunda Gebze Teknik Üniversitesi Doğu Marmara’nın en batısında Marmara Bölgesi’ni kapsayan iki bölgeye de hakim olan iki bölgenin de avantajlarını birlikte kullanan kurumlar olarak öncelikle bölgeye sonra da ülkeye hizmet edebilecek çalışmaları ortaya çıkartabilecek bir protokol imzalamak üzere buradayız” sözlerini kullandı. GTÜ İLE BAŞARILARIMIZI DAHA DA ARTIRACAĞIZ
SAÜ Rektörü ise açıklamasını; “Bugün ben çok mutluyum. Çünkü kariyerim için önemli bir adım bu. Türkiye’de üniversiteler arasında ciddi bir iş birliği ben göremiyorum. Fakat bu hakikaten her seviyede her faaliyetler açısından gerçek bir iş birliği olacak. Bu protokole layık olacağız. Bunun yeri tabi ki çalışmakla geliyor. Benim gördüğüm tüm laboratuvarlar da çalışan arkadaşlar heyecanlı. Heyecan çok önemli. Rektörüm ben heyecanlıyız. Hasan hocamız heyecanlı. Heyecanlı bir çalışmaktan her şey elde edilir. Başka da bir şey yok zaten. Dolayısı ile iki üniversite baştan beri benim burada rektör yardımcım daha önceki rektör yardımcım kişiliğimize bakarsanız biz ve nerelere gittiğimize bakarsanız biz hem bir Anadolu üniversitesiyiz hem İstanbul üniversitesiyiz. Sizde hem Anadolu üniversitesi hem de İstanbul üniversitesisiniz. Hem bir Anadolu üniversitesi hem İstanbul üniversitesi olarak bütün illeri etrafımızda topluyoruz. Hep beraber çok iyi çalışmalar yapacağımıza içeride çok iyi çalışmalar yapacağımıza dışarıda da gücümüzü göstererek bütün dünyada hem insan hem network hem de fon desteği alacağımıza ben eminim. Ben buna en önem verdiğim konu diyebilirim rektörlük olarak” sözleri ile tamamladı. İmzalanan protokol çerçevesinde her iki üniversite; ortak araştırma projelerinin yapılması, ortak iç araştırma projeleri için kaynak ayrılması ve her iki üniversitenin öğretim üyelerinin ortak AR-GE çalışmalarının desteklenmesiyle araştırmaya yönelik işbirliği oluşturulacak. Eğitim alanındaki işbirliğiyle, ortak doktora programlarının geliştirilmesi ve ilgili alanlarda çift diploma programlarının oluşturulması hedefleniyor. Kurumsal işbirliği de teknoloji transferi ve fikri mülkiyet konularında kurumlar arası iletişim ve ulaşımın geliştirilmesini kapsayacak. Ayrıca ülkemizi dünyanın sayılı Nanoteknoloji merkezlerinden biri yapacak adımlar atılacak.
Görgün konuşmasında şu detaylara yer verdi; “Bu protokol ana çerçevesi itibari ile ortak araştırma projeleri yapılması, doktora programlarının açılması, lisansüstü öğrencilerimizin iki kurumun müfredatlarından ders alabilmelerini, ortak proje açabilmek için iş kaynaklarımızı birleştirerek yeni formlar üretilmesini içeren bir devlet üniversitesi ve bir vakıf üniversitesinin birlikte imzalayacağı bir iş birliği anlaşması. Biz özellikle üniversitelerin araştırma geliştirme potansiyellerinin artırılması üzerine nanoteknoloji alanlarında TÜBİTAK desteği alan bu iki üniversitenin öncelikli olarak nanoteknoloji ve kompozit konularında bu çalışmalara odaklanarak gerçekleştirilmesi ve bu konulardan başlayarak diğer alanlarda da ek protokoller yaparak üretmeyi ümit ediyoruz. Sabancı Üniversitesi İstanbul’un en doğusunda Gebze Teknik Üniversitesi Doğu Marmara’nın en batısında Marmara Bölgesi’ni kapsayan iki bölgeye de hakim olan iki bölgenin de avantajlarını birlikte kullanan kurumlar olarak öncelikle bölgeye sonra da ülkeye hizmet edebilecek çalışmaları ortaya çıkartabilecek bir protokol imzalamak üzere buradayız” sözlerini kullandı. GTÜ İLE BAŞARILARIMIZI DAHA DA ARTIRACAĞIZ
SAÜ Rektörü ise açıklamasını; “Bugün ben çok mutluyum. Çünkü kariyerim için önemli bir adım bu. Türkiye’de üniversiteler arasında ciddi bir iş birliği ben göremiyorum. Fakat bu hakikaten her seviyede her faaliyetler açısından gerçek bir iş birliği olacak. Bu protokole layık olacağız. Bunun yeri tabi ki çalışmakla geliyor. Benim gördüğüm tüm laboratuvarlar da çalışan arkadaşlar heyecanlı. Heyecan çok önemli. Rektörüm ben heyecanlıyız. Hasan hocamız heyecanlı. Heyecanlı bir çalışmaktan her şey elde edilir. Başka da bir şey yok zaten. Dolayısı ile iki üniversite baştan beri benim burada rektör yardımcım daha önceki rektör yardımcım kişiliğimize bakarsanız biz ve nerelere gittiğimize bakarsanız biz hem bir Anadolu üniversitesiyiz hem İstanbul üniversitesiyiz. Sizde hem Anadolu üniversitesi hem de İstanbul üniversitesisiniz. Hem bir Anadolu üniversitesi hem İstanbul üniversitesi olarak bütün illeri etrafımızda topluyoruz. Hep beraber çok iyi çalışmalar yapacağımıza içeride çok iyi çalışmalar yapacağımıza dışarıda da gücümüzü göstererek bütün dünyada hem insan hem network hem de fon desteği alacağımıza ben eminim. Ben buna en önem verdiğim konu diyebilirim rektörlük olarak” sözleri ile tamamladı. İmzalanan protokol çerçevesinde her iki üniversite; ortak araştırma projelerinin yapılması, ortak iç araştırma projeleri için kaynak ayrılması ve her iki üniversitenin öğretim üyelerinin ortak AR-GE çalışmalarının desteklenmesiyle araştırmaya yönelik işbirliği oluşturulacak. Eğitim alanındaki işbirliğiyle, ortak doktora programlarının geliştirilmesi ve ilgili alanlarda çift diploma programlarının oluşturulması hedefleniyor. Kurumsal işbirliği de teknoloji transferi ve fikri mülkiyet konularında kurumlar arası iletişim ve ulaşımın geliştirilmesini kapsayacak. Ayrıca ülkemizi dünyanın sayılı Nanoteknoloji merkezlerinden biri yapacak adımlar atılacak.





