CHP’li Çiler kette art arda yaşanan ve ölümlerle sonuçlanan acı olaylara adeta ateş püskürdü. Geçtiğimiz yıl Darıca ve Gebze’de yaşanan doğalgaz patlamasını da Meclis kürsüsünde bir kez daha hatırlatan Çiler, Türkiye’nin iş güvenliği ve denetim sorununu yeniden gündeme taşıdı. “Bu olayların her biri kent güvenliğinin, işçi sağlığının ve insan hayatına verilen değerin aynasıdır.” İfadelerini kullanan Vekil Çiler Dilovası’nda 6 kişinin ölümüyle sonuçlanan yangının sorumlularının hesap vermesini isteyerek şunları kaydetti, “Şehrin göbeğinde, SGK’nın, İŞKUR’un, Kaymakamlığın yanı başında bir kaçak iş yeri faaliyet gösteriyor. Okul çağındaki çocuklar burada harçlık uğruna çalışıyor. Kimsenin haberi yok mu, yoksa gereğini yapmaya kimse cesaret mi edemiyor? Bir anne, ‘Kızımı kokusundan tanıyamadım’ dedi. Bu söz bir ülkenin utanç belgesidir. Bu tablo bir kaza değil, büyük bir ihmalin, denetimsizliğin sonucudur.”

“KADER KAVRAMIYLA AÇIKLANAMAZ”
Meclis’e çağrıda bulunan Çiler iş cinayetlerinin “kader” kavramıyla açıklanamayacağını belirterek, “Bu ülkede iş cinayetlerine ‘kader’ diyenler, sorumsuz kurumların sessiz ortaklarıdır. Kader değil, denetimsizliktir, vicdansızlıktır.” dedi. Gebze-Darıca metro inşaatı üzerindeki bina çökmesinin ardından Meclis’te araştırma komisyonu kurulması için teklif verdiklerini ancak önerinin reddedildiğinin de altını çizen Çiler, “Sorumluların eksiksiz şekilde tespit edilmesi ve kamuoyunun düzenli şekilde aydınlatılması için Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’na bizzat suç duyurusunda bulundum.” diye konuştu.
“KÜRSÜYE BİR BABA, BİR EVLAT OLARAK ÇIKTIM”
Konuşması sırasında duygusal anlar yaşayan Çiler, “Bugün bu kürsüye bir milletvekili olarak değil, bir baba, bir evlat, bir insan olarak çıktım. Hiçbir işçi, hiçbir evlat ekmek uğruna ölmesin. Suçlular cezasını çeksin. Gebze’de, Dilovası’nda, Darıca’da yanan ateş yarın başka bir kentte yanmasın.” İfadelerini kullandı. Konuşmasını Hazreti Ömer’in Şam Valisi’ne söylediği “Hz. Ömer’in Şam Valisine Camiyi yık ama adaleti yıkma dediği gibi; biz, adaletin yıkılmadığı, insanın yaşatıldığı bir Türkiye istiyoruz” sözüyle bitiren Çiler, adalet istedi.





