Körfezdeki canlı çeşitliliğine bizzat şahit olan profesyonel dalgıç Recep Şen, 2006 yılından beri İzmit Körfezi’nde dalış yaptığını, 2009’dan bu yana da körfezde su altı fotoğrafları çektiğini söylüyor. Gölcük’te yaşaması sebebiyle körfezde sık sık dalış yapabilme olanağı bulduğunu belirten Şen, “Sık sık dalış yaptığım için geniş bir su altı fotoğraf ve görüntü arşivim var. Körfezdeki canlı popülasyonu yapılan çevre çalışmalarıyla inanılmaz derecede artış gösterdi. Körfez gerçekten çok korunan bir deniz. Ancak körfezin dışından akıntıyla birlikte gelen kirliliğe yapacak bir şeyimiz yok. Biz sadece çevremizdeki etkenlerin önlemini aldık. Koruyabildiğimiz kadar koruduğumuzu düşünüyorum” dedi.KÖRFEZDE BÜYÜK BİR CANLI ARTIŞI VAR
Bu bölgenin insanı olarak gönüllü çevrecilik adına bu işi yaptıklarını belirten Şen, “Körfezde tabi ki büyük bir canlı artışı var. Bunu sürekli gözlemliyoruz. Sürekli görüntülüyoruz. Zaman zaman bilim insanlarıyla birlikte dalıyoruz. Ortak çalışıyoruz. Birlikte görüş alışverişinde bulunuyoruz. En son yaşanan balık ölümlerini sudaki soğuksu tabakasının yer değiştirmesine bağlıyoruz. Soğuksu hafif bir tabaka sıcak su ağır bir tabaka oluşturuyor. Bu iki tabakanın ters düz olmasıyla balıklar şoka uğruyor ve bu şoktan çıkamıyorlar. Aslında bu bir doğa olayı. Bu balıkların ölümü denizde besin oluşumunu sağlıyor. Ölen balıklar fosfor ve besin haline gelerek su altı yaşamını artmasına kaktı sağlıyor. Balık ölümlerini elimizde gerçek bir done olmadan kirliliğe bağlamak doğru değil. Dip balıklarının ölümü körfeze has bir durum değil. Zaman zaman diğer denizlerde de gerçekleşiyor ” şeklinde konuştu.KIZILDENİZ’DEKİ TÜRLER KÖRFEZDE
Sualtında gördüğü yaşam hakkında da bilgi veren Recep Şen şunları kaydetti, “Geçen yıl Dikenli Çütre adlı bir tür çektim. Bu balık Kızıldeniz’de yaşayan bir tür. Bizim denizlerimizde çok fazla rastlanmayan bir tür. Bu türlerin körfezde çoğaldığını görüyoruz. Artık körfez kalamarların yuvası haline geldi. Kalamar körfezde kendine güvenli bulduğu her yere yumurtalarını bırakıyor. Dalışlarımızda bu yumurtaları üzüm salkımı gibi gördük. On yıl öncesinde bu var mıydı körfezde? Böyle bir veri var mıydı? Biz bunu son 5-6 yıldır görüntülemeye başladık. Burada yiyebildiğimiz türlerden bahsedebiliriz. Kalkan, karides, jumbo karides, kırlangıç, dere pisisi bunlar müthiş derecede artış gösteriyor. Kırmız dudaklı kaya balağı dediğimiz bir tür var. Bu canlı pis sularda yaşamını sürdüremiyor. Körfezde ağ balıkçılığının yasak olması da tür artışında önemli. Körfezimizi koruduğumuz sürece körfez bizi ne balıksız bırakır, ne de denizsiz bırakır” diyerek sözlerini tamamladı.
Bu bölgenin insanı olarak gönüllü çevrecilik adına bu işi yaptıklarını belirten Şen, “Körfezde tabi ki büyük bir canlı artışı var. Bunu sürekli gözlemliyoruz. Sürekli görüntülüyoruz. Zaman zaman bilim insanlarıyla birlikte dalıyoruz. Ortak çalışıyoruz. Birlikte görüş alışverişinde bulunuyoruz. En son yaşanan balık ölümlerini sudaki soğuksu tabakasının yer değiştirmesine bağlıyoruz. Soğuksu hafif bir tabaka sıcak su ağır bir tabaka oluşturuyor. Bu iki tabakanın ters düz olmasıyla balıklar şoka uğruyor ve bu şoktan çıkamıyorlar. Aslında bu bir doğa olayı. Bu balıkların ölümü denizde besin oluşumunu sağlıyor. Ölen balıklar fosfor ve besin haline gelerek su altı yaşamını artmasına kaktı sağlıyor. Balık ölümlerini elimizde gerçek bir done olmadan kirliliğe bağlamak doğru değil. Dip balıklarının ölümü körfeze has bir durum değil. Zaman zaman diğer denizlerde de gerçekleşiyor ” şeklinde konuştu.KIZILDENİZ’DEKİ TÜRLER KÖRFEZDE
Sualtında gördüğü yaşam hakkında da bilgi veren Recep Şen şunları kaydetti, “Geçen yıl Dikenli Çütre adlı bir tür çektim. Bu balık Kızıldeniz’de yaşayan bir tür. Bizim denizlerimizde çok fazla rastlanmayan bir tür. Bu türlerin körfezde çoğaldığını görüyoruz. Artık körfez kalamarların yuvası haline geldi. Kalamar körfezde kendine güvenli bulduğu her yere yumurtalarını bırakıyor. Dalışlarımızda bu yumurtaları üzüm salkımı gibi gördük. On yıl öncesinde bu var mıydı körfezde? Böyle bir veri var mıydı? Biz bunu son 5-6 yıldır görüntülemeye başladık. Burada yiyebildiğimiz türlerden bahsedebiliriz. Kalkan, karides, jumbo karides, kırlangıç, dere pisisi bunlar müthiş derecede artış gösteriyor. Kırmız dudaklı kaya balağı dediğimiz bir tür var. Bu canlı pis sularda yaşamını sürdüremiyor. Körfezde ağ balıkçılığının yasak olması da tür artışında önemli. Körfezimizi koruduğumuz sürece körfez bizi ne balıksız bırakır, ne de denizsiz bırakır” diyerek sözlerini tamamladı.






