Türk Dünyası Belediyeler Birliği (TDBB) ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ile AK Parti MKYK, Kocaeli Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyon (KEFEK) Başkanı R.Sezer Katıcıoğlu, Memur-Sen’in düzenlediği Anayasa Referandumu Evet Platformu Toplantısı’na katıldı. Aynı zamanda “Dünya Kadınlar Günü” etkinliği de olan birliktelikte, Memur-Sen Kadınlar Komisyonu Başkanı Habibe Öcal’da hazır bulundu.“KADINLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Değer ve saygınlık itibariyle medeniyetimizde kadın bir adım öndedir diyerek bir konuşma gerçekleştiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Başöğretmenimiz annelerimizdir. Bunu bilerek yaşıyoruz ve toplumumuz da bu şekilde yaşamalıdır. Şunu görmek gerekir ki hayatın içerisinde garip kalmış kadınlarımız var. İşte bu tür kadınlarımıza hepimiz sahip çıkacağız ve koruyacağız. Tüm STK’larımız bunun üzerinde durmalıdır ve çalışmalıdır. Sürdürülebilir ve verimli çalışmalar ortaya koymalıyız. Her alanda ve her yerde kadınımız yerini almalıdır. Eğitimde, sağlıkta ve sosyal hayatın her alanında kadınımızın yapabileceği çok önemli işler var. Hükümetimizin de çalışan annelere sağladığı birçok kolaylıklar var. 8 Mart Dünya Kadınlar gününüzü kutluyorum. Başarılar ve mutluluklar diliyorum” dedi. “TÜRK SİYASİ TARİHİNDE KARAR BİR LEKE”
AK Parti MKYK, Kocaeli Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyon (KEFEK) Başkanı R.Sezer Katıcıoğlu’da, Memur-Sen’in düzenlediği Anayasa Referandumu Evet Platformu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Milletlerin hafızasında bazı tarihler vardır ki; asla unutulmaması gerekir. Zira bu tarihler o milletin hafıza taşlarıdır. 28 Şubat tarihi de böyle bir tarihtir. Asla unutulmaması gerekir ve de unutulmayacaktır. Bunun nedeni, bu gün yaşadığımız birçok olayın aslında o günlerde tohumları ekilmiş bir sinsi senaryo olduğunu görmemizdir. 28 Şubat, o gün yapılan MGK toplantısında açıklanan ve irticaya karşı olduğu iddia edilen kararlarla başlayan ordu ve bürokrasi eliyle yürütülen bir dönemdi. Türk Siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen bu dönemde, Türkiye’de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda çok acı tecrübeler ve haksızlıklar yaşanmıştı ki; izleri hala silinmemiştir” diye konuştu.“15 TEMMUZ ASLA UNUTULMAYACAK”
28 Şubat ve sonrasında yaşananları bu gün daha net değerlendirebiliyoruz açıklaması yapan Katırcıoğlu, “15 Temmuz’da yaşadıklarımız, o tarihlerde tohumları ekilen bir sinsi senaryoydu aslında. Evet 15 Temmuz asla unutulmaması gereken bir tarihtir. O gece, tarihimizin bir kırılma noktasıdır.15 Temmuz bir darbe görünümlü kanlı bir işgal hareketidir.15 Temmuz can evimizden vurulmamızdır. 15 Temmuz bütün sis perdelerini aralayan bir gecedir ve biz o gece gördük ki FETÖ denen bu şer odağının önü daha o dönemde açılmış ve bağrımıza çöreklenen sinsi bir yılan gibi amaçlarına ulaşmaya çalışmıştır. 28 Şubat’ta, din ve din eğitiminin de devletin denetimini artırmak ve çocukların din eğitimi almalarını kısıtlamak amacıyla sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yasası çıkarılmıştı. Bu Yasa ile imam hatip okullarının orta kısımları doğrudan, lise kısımları da dolaylı olarak kapatılmıştı. Çocuklarını imam hatiplere gönderemeyen aileler, “dindar insanlardır” “güvenilir insanlardır” diyerek FETÖ’nün kolejlerine çocuklarını göndermelerine sebep olan şey, bu yasaklamalar değil midir?”“16 NİSAN ÇOK ÖNEMLİ BİR TARİH”
Katırcıoğlu sözlerine, “Bu nedenle 16 Nisan çok önemli bir tarihtir. Milletimiz bu durumun farkında. Ancak bu tarihi kararı milletimizin anlamadığı, neler olduğunu çözemediği gibi bir algı yaratılmak isteniyor. Bunun böyle olmadığını gayet iyi biliyoruz biz. Aslında onlar da biliyorlar. Halkımız yaşadığı bunca darbelerden sonra, katlandığı bunca sıkıntılardan sonra neyin neden olduğunu, nasıl olması gerektiğini gayet iyi görüyor Elhamdülillah. Biz de, tecrübelerimizle biliyoruz ki; bu milletin sağduyusu bu milletin irfanı her zaman haktan taraf olmuştur, her zaman isabetli olmuştur. Sandıklardan her ne sonuç çıkarsa çıksın halkın iradesi çıkacak. O nedenle bizim içimiz rahat. Ama şayet halkın iradesi, sandıklara “Evet” olarak yansıyacak” şeklinde devam etti.Sandıktan “Evet” çıktığında halk tüm bu düğümleri çözecek. Her uçurumun kenarına geldiğinde vatanına sahip çıkan bu asil halk, al bayrağının altında nasıl toplanmayı bilmişse, siyasette de bunun böyle olacağını dünyaya gösterecektir. Yeni Anayasa’da geleceğimizi oylayacak ve onaylayacağız. Tüm dünya tüm coğrafya karmakarışık olurken memleketimiz hala güvenli bir liman gibi dimdik ayakta ise; bunu önce Elhamdülillah Yüce Rabbimize borçluyuz sonra da canı pahasına vatanına sahip çıkan şehitlerimize gazilerimize ve milletinin önünde dik duran en başından beri kefenini giymiş ve hala da çıkarmamış bir Cumhurbaşkanımız olmasına borçluyuz. Tarihi boyunca her zaman mazlumların tarafında olmuş bu asil millet bu kutsal vatan layık olduğu yere gelsin istiyorsak hepimize çok önemli görevler düşüyor. Bu referandumdan Güçlü ve İstikrarlı Bir Türkiye çıkacağına gönülden inanıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Değer ve saygınlık itibariyle medeniyetimizde kadın bir adım öndedir diyerek bir konuşma gerçekleştiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Başöğretmenimiz annelerimizdir. Bunu bilerek yaşıyoruz ve toplumumuz da bu şekilde yaşamalıdır. Şunu görmek gerekir ki hayatın içerisinde garip kalmış kadınlarımız var. İşte bu tür kadınlarımıza hepimiz sahip çıkacağız ve koruyacağız. Tüm STK’larımız bunun üzerinde durmalıdır ve çalışmalıdır. Sürdürülebilir ve verimli çalışmalar ortaya koymalıyız. Her alanda ve her yerde kadınımız yerini almalıdır. Eğitimde, sağlıkta ve sosyal hayatın her alanında kadınımızın yapabileceği çok önemli işler var. Hükümetimizin de çalışan annelere sağladığı birçok kolaylıklar var. 8 Mart Dünya Kadınlar gününüzü kutluyorum. Başarılar ve mutluluklar diliyorum” dedi. “TÜRK SİYASİ TARİHİNDE KARAR BİR LEKE”
AK Parti MKYK, Kocaeli Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyon (KEFEK) Başkanı R.Sezer Katıcıoğlu’da, Memur-Sen’in düzenlediği Anayasa Referandumu Evet Platformu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Milletlerin hafızasında bazı tarihler vardır ki; asla unutulmaması gerekir. Zira bu tarihler o milletin hafıza taşlarıdır. 28 Şubat tarihi de böyle bir tarihtir. Asla unutulmaması gerekir ve de unutulmayacaktır. Bunun nedeni, bu gün yaşadığımız birçok olayın aslında o günlerde tohumları ekilmiş bir sinsi senaryo olduğunu görmemizdir. 28 Şubat, o gün yapılan MGK toplantısında açıklanan ve irticaya karşı olduğu iddia edilen kararlarla başlayan ordu ve bürokrasi eliyle yürütülen bir dönemdi. Türk Siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen bu dönemde, Türkiye’de siyasi, idari, hukuki ve toplumsal alanlarda çok acı tecrübeler ve haksızlıklar yaşanmıştı ki; izleri hala silinmemiştir” diye konuştu.“15 TEMMUZ ASLA UNUTULMAYACAK”
28 Şubat ve sonrasında yaşananları bu gün daha net değerlendirebiliyoruz açıklaması yapan Katırcıoğlu, “15 Temmuz’da yaşadıklarımız, o tarihlerde tohumları ekilen bir sinsi senaryoydu aslında. Evet 15 Temmuz asla unutulmaması gereken bir tarihtir. O gece, tarihimizin bir kırılma noktasıdır.15 Temmuz bir darbe görünümlü kanlı bir işgal hareketidir.15 Temmuz can evimizden vurulmamızdır. 15 Temmuz bütün sis perdelerini aralayan bir gecedir ve biz o gece gördük ki FETÖ denen bu şer odağının önü daha o dönemde açılmış ve bağrımıza çöreklenen sinsi bir yılan gibi amaçlarına ulaşmaya çalışmıştır. 28 Şubat’ta, din ve din eğitiminin de devletin denetimini artırmak ve çocukların din eğitimi almalarını kısıtlamak amacıyla sekiz yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yasası çıkarılmıştı. Bu Yasa ile imam hatip okullarının orta kısımları doğrudan, lise kısımları da dolaylı olarak kapatılmıştı. Çocuklarını imam hatiplere gönderemeyen aileler, “dindar insanlardır” “güvenilir insanlardır” diyerek FETÖ’nün kolejlerine çocuklarını göndermelerine sebep olan şey, bu yasaklamalar değil midir?”“16 NİSAN ÇOK ÖNEMLİ BİR TARİH”
Katırcıoğlu sözlerine, “Bu nedenle 16 Nisan çok önemli bir tarihtir. Milletimiz bu durumun farkında. Ancak bu tarihi kararı milletimizin anlamadığı, neler olduğunu çözemediği gibi bir algı yaratılmak isteniyor. Bunun böyle olmadığını gayet iyi biliyoruz biz. Aslında onlar da biliyorlar. Halkımız yaşadığı bunca darbelerden sonra, katlandığı bunca sıkıntılardan sonra neyin neden olduğunu, nasıl olması gerektiğini gayet iyi görüyor Elhamdülillah. Biz de, tecrübelerimizle biliyoruz ki; bu milletin sağduyusu bu milletin irfanı her zaman haktan taraf olmuştur, her zaman isabetli olmuştur. Sandıklardan her ne sonuç çıkarsa çıksın halkın iradesi çıkacak. O nedenle bizim içimiz rahat. Ama şayet halkın iradesi, sandıklara “Evet” olarak yansıyacak” şeklinde devam etti.Sandıktan “Evet” çıktığında halk tüm bu düğümleri çözecek. Her uçurumun kenarına geldiğinde vatanına sahip çıkan bu asil halk, al bayrağının altında nasıl toplanmayı bilmişse, siyasette de bunun böyle olacağını dünyaya gösterecektir. Yeni Anayasa’da geleceğimizi oylayacak ve onaylayacağız. Tüm dünya tüm coğrafya karmakarışık olurken memleketimiz hala güvenli bir liman gibi dimdik ayakta ise; bunu önce Elhamdülillah Yüce Rabbimize borçluyuz sonra da canı pahasına vatanına sahip çıkan şehitlerimize gazilerimize ve milletinin önünde dik duran en başından beri kefenini giymiş ve hala da çıkarmamış bir Cumhurbaşkanımız olmasına borçluyuz. Tarihi boyunca her zaman mazlumların tarafında olmuş bu asil millet bu kutsal vatan layık olduğu yere gelsin istiyorsak hepimize çok önemli görevler düşüyor. Bu referandumdan Güçlü ve İstikrarlı Bir Türkiye çıkacağına gönülden inanıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.






