Prof. Dr. Süleyman Rüştü Çaylı, “İnsan omurgasının yandan bakıldığı zaman değişik eğrilikleri vardır. Anne karnında tamamen öne doğru eğimli olan omurga, doğumdan sonra çocuğun başını dik tutması ile boyunda ve ayakta durmaya başlaması ile belinde ters eğrilikler gelişir. Bu omurganın dengeli halidir. İnsan omurgasına önden bakıldığında hiçbir eğrilik yoktur, düzdür. Koronal planda omurgada eğim gelişmesi skolyoz olarak tanımlanır. Eğimin büyüklüğü eğimin başlangıcı ve bitişi arasında ki açının ölçümü ile saptanır. 10 dereceye kadar olan eğriler skolyoz olarak kabul edilmez. Eğrilik omurganın değişik bölümlerinden birinde veya birkaçında olabilir. Skolyoz değişik nedenlere bağlı olarak gelişebilir” dedi.‘SKOLYOZ’UN NEDENİ NEDİR?’
En sık nedenleri arasında idiyopatik skolyoz olarak anılan herhangi bir nedene bağlı olmaksızın gelişen skolyoz tipi olduğunu belirten Prof. Dr. Süleyman Rüştü Çaylı, “İdiyopatik skolyoz büyüme çağında, özellikle kız çocuklarda daha sık görülür. Büyümenin değişik evrelerinde açığa çıkabilir, ancak en sık 10 yaşından sonra görüldüğü adolesan idiyopatik skolyoz olarak tanımlanır. Bu çağda skolyozun görülme oranı % 2 – 3 arasındadır. Ancak sadece adolesan grubun % 0,1-0,3’ünde skolyozun derecesi 30’un üzerindedir ve çok yakın takip gerektirir. Bunlar genellikle ağrısızdır ve Aile çocuğun sırtında veya belinde eğrilik fark eder. Daha ilerlemiş olgularda kalçada veya omuzda eğrilik görülür. İdiyopatik skolyoz büyüme çağında açığa çıkan skolyoz olduğu için saptadıktan sonra yakın takip edilmelidir. İdiyopatik skolyozu olan çocukların büyük çoğunluğu cerrahi tedavi gerektirmez. Eğim açısı 45 dereceyi geçerse cerrahi tedavi seçeneği gündeme gelir” diye konuştu.‘NÖROLOJİK HASTALIKLARA
BAĞLI SKOLYOZ TÜRÜ VARDIR’
Çaylı, “Daha nadir görülen bazı nörolojik hastalıklara bağlı skolyoz türü vardır. Nöromusküler skolyoz olarak tanımlanan bu skolyoz nörolojik bir takım problemlere bağlı olarak omurga etrafındaki kasların gücündeki dengesizlik nedeniyle gelişir. Bu tip skolyozunda tedavisinde eğimin açısının artışına göre cerrahi tedavi önerilir” şeklinde açıklamalarda bulundu. Rüştü Çaylı, sonuç olarak skolyoz omurganın değişik nedenlere bağlı olarak yana doğru olan eğriliğidir. Çocuklarda büyüme çağında ortaya çıkan bir hastalık olduğu için skolyoz saptanan çocuklar yakın gözlem altında tutulmalı ve omurga eğriliği çok ileri boyutlara ulaşmadan tedavi edilmelidir. Burada en önemli noktalardan birisi çocukta normal omurga büyümesi ve boy uzamasını korumaya çalışan tedavi yöntemleri uygulamaktır” açıklamalarında bulundu.
En sık nedenleri arasında idiyopatik skolyoz olarak anılan herhangi bir nedene bağlı olmaksızın gelişen skolyoz tipi olduğunu belirten Prof. Dr. Süleyman Rüştü Çaylı, “İdiyopatik skolyoz büyüme çağında, özellikle kız çocuklarda daha sık görülür. Büyümenin değişik evrelerinde açığa çıkabilir, ancak en sık 10 yaşından sonra görüldüğü adolesan idiyopatik skolyoz olarak tanımlanır. Bu çağda skolyozun görülme oranı % 2 – 3 arasındadır. Ancak sadece adolesan grubun % 0,1-0,3’ünde skolyozun derecesi 30’un üzerindedir ve çok yakın takip gerektirir. Bunlar genellikle ağrısızdır ve Aile çocuğun sırtında veya belinde eğrilik fark eder. Daha ilerlemiş olgularda kalçada veya omuzda eğrilik görülür. İdiyopatik skolyoz büyüme çağında açığa çıkan skolyoz olduğu için saptadıktan sonra yakın takip edilmelidir. İdiyopatik skolyozu olan çocukların büyük çoğunluğu cerrahi tedavi gerektirmez. Eğim açısı 45 dereceyi geçerse cerrahi tedavi seçeneği gündeme gelir” diye konuştu.‘NÖROLOJİK HASTALIKLARA
BAĞLI SKOLYOZ TÜRÜ VARDIR’
Çaylı, “Daha nadir görülen bazı nörolojik hastalıklara bağlı skolyoz türü vardır. Nöromusküler skolyoz olarak tanımlanan bu skolyoz nörolojik bir takım problemlere bağlı olarak omurga etrafındaki kasların gücündeki dengesizlik nedeniyle gelişir. Bu tip skolyozunda tedavisinde eğimin açısının artışına göre cerrahi tedavi önerilir” şeklinde açıklamalarda bulundu. Rüştü Çaylı, sonuç olarak skolyoz omurganın değişik nedenlere bağlı olarak yana doğru olan eğriliğidir. Çocuklarda büyüme çağında ortaya çıkan bir hastalık olduğu için skolyoz saptanan çocuklar yakın gözlem altında tutulmalı ve omurga eğriliği çok ileri boyutlara ulaşmadan tedavi edilmelidir. Burada en önemli noktalardan birisi çocukta normal omurga büyümesi ve boy uzamasını korumaya çalışan tedavi yöntemleri uygulamaktır” açıklamalarında bulundu.









