Reklam
Reklam

Milletin zaferi; 15 Temmuz!

Türkiye bundan tam bir yıl önce, darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Köprüler kapatıldı, halka ateşler açıldı hatta milletin meclisi TBMM bombalarla vuruldu. Fakat bu aziz millet bir zafer yazarak tankların altına yattı, gövdesini siper yaptı ve FETÖ’nün kamuflaj itlerine hainlere ‘dur’ dedi.

Milletin zaferi; 15 Temmuz!
14 Temmuz 2017 - 11:03 - Güncelleme: 14 Temmuz 2017 - 11:23

Tarihler 15 Temmuz 2016’yı saatler ise 22.05’i gösteriyordu. Herkes işinden çıkmış hafta sonu planları yapmaya başlamıştı. Ama bir anda televizyonlarda, sosyal medyada garip şeyler konuşulmaya başlandı. Ankara’da savaş uçakları alçak uçuş yaptığı söylemi, bir grup askerinde Boğaz Köprüsü’nü tek yönlü trafiğe kapattığı TV’lerde son dakika olarak geçiyordu ve Başbakan Binali Yıldırım’ın ilk açıklamasına kadar da kimse olup bitenlere bir anlam veremiyordu. Başbakan Yıldırım canlı yayında, TSK içinde komuta zinciri dışında bir kalkışma ile karşı karşıya olduğumuzu ifade etti.

İLK AÇIKLAMAYI BAŞBAKAN YAPTI
Sosyal medyada Ankara ve İstanbul başta olmak bazı şehirlerde patlama ve silah sesleri duyulduğu haberleri iyice yayılmıştı. Vatandaş evinde televizyonlarının başına kilitlenmişti. Artık bir devlet büyüğü çıkıp konuyla ilgili resmi açıklama yapsın istiyordu ki Başbakan Binali Yıldırım olayları ‘kalkışma’ diye niteledi. Türk ordusu içerisinde bir grubun darbe girişiminde bulunduğunu duyurdu. Mecliste grubu bulunan tüm partiler darbe girişimini kınadı. Facebook ve Twitter başta olmak üzere sosyal medya erişim engellendi. Erişim engeli kısa bir süre sonra kaldırıldı. Darbe girişimi yapan grup, TSK’nın akredite gazetecilerle iletişim için kullandığı e-posta hesabından gönderdiği mesajda ‘kontrolü tam olarak eline aldığını’ öne sürdü. Darbe girişiminde bulunan askerler TRT’yi basıp, ‘Yurtta Sulh Konseyi’ adına bir bildiri okuttu. Hükümet yetkilileri ise, “Okunan bildiri korsandır” dedi.

REİS MİLLETİNİ SOKAĞA ÇAĞIRDI!
Bu sürede en çok merak edilen konuların başında ise, Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın akıbeti idi. Çünkü Erdoğan darbeci hainlerin en büyük hedefi arasındaydı. Cumhurbaşkanı gecenin ilerleyen saatlerine doğru tüm zor şartlara rağmen CNN Türk televizyonuna Facetime üzerinden görüntülü bağlanarak Türkiye’yi demokrasiye sahip çıkmak için sokağa çağırdı. Erdoğan, “Halkın gücünün üstünde bir güç ben tanımadım bugüne kadar. Ben şimdi milletime çağrı yapıyorum; meydanlara gelin ve meydanlardan bunlara gereken cevabı hep beraber verelim. Bende cumhurbaşkanı olarak meydana geliyorum. Kesinlikle bu darbecilerin başarılı olacağını düşünmüyorum” diye söyledi. Sokaklara, meydanlara dökülen vatandaşın önünde teknolojinin son boyutuna ulaşmış hiçbir silah, uçak, tank duramamıştı.

GEBZE MİLLİ İRADEYE SAHİP ÇIKTI
O gece Gebzeliler mesai haftalarını tamamlamış güzel bir yaz akşamının tadını çıkarıyorlardı. İlerleyen saatlerde yaşayacakları o kara gecenin tahminini yapmak bir tarafa darbe girişimi başladığında dahi neler olup bittiğine karar verememişlerdi. Ama alışkındı Gebzeliler yaz gecesi yaşanan sürpriz karanlık gece yarılarına. 17 Ağustos 1999’da da depremin kendilerine yaşattığı o felaket gece yarısında sallanmışlar ama yıkılmamıştı. Bu kez de hainlerin darbesiyle yüzleşen Gebze yine yıkılmadı ve ayakta kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın o tarihi konuşmasının ardından, Gebze sokağa döküldü. Erdoğan bir ordu komutanına, Gebze halkı da orduya dönüşmüştü. Ülkenin her yerinde uçaklara, tanklara göğüs gerilirken, Gebzeliler de ne gerekiyorsa yapmıştı. Sokaklar, caddeler, meydanlar artık Gebzeli vatandaşın kontrolü altındaydı. Belediyeye ait kamyonlar, çöp arabaları, iş makineleri ile yollar kesilmişti. Gebze Halkı olabilecek her türlü tehlikeye karşı hazır kıta bir ordu gibi bekliyordu.

DARBECİLER GEBZE’DE İŞBAŞINDAYDI
Kalkışmanın en traji-komik olaylarından biri Gebze’de yaşandı. Jandarma Komutanı Abdulkadir Öz’ün önce vatandaşın gözünü boyadığı daha sonra ise darbe girişiminde bölgemizde başrol oynadığı anlaşıldı. Darbeci komutan önce darbenin başladığı saatte vatandaşa seslenmiş, devletten, milletten ve iradeden yana olduğunu açıklamıştı. Sosyal medyada paylaşılan bu konuşma, milyonlarca kişi tarafından izlenmişti. Fakat kurmay yüzbaşının o konuşmadan sonra Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Turkcell Data merkezine gidip bastığı öğrenildi. Bu olay darbenin en traji-komik olayı olarak tarihe geçti. Sakin tavrıyla bilinen Abdulkadir Öz’ün, aslında FETÖ’nün bir askeri olduğu anlaşılması başta Gebze olmak üzere tüm Türkiye’yi şok etti. Çünkü Öz o gece yaptığı konuşmayla Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Öz darbe gecesi;

ÖNCE KAHRAMAN SONRA HAİN OLDU
Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu yaptığı açıklamasında Gebze Data Merkezi’nin darbe girişimcileri tarafından basıldığını ve internet hızının kesildiğini açıkladı. Bunun üzerine Gebze Emniyeti darbe gecesi data merkezini basan askerleri ele geçirmeye yönelik bir çalışmayı ivedilikle başlattı. Bu bağlamda data merkezinin güvenlik kayıtlarını izleyen emniyet personeli yüzü maskeli kişiler arasında Abdulkadir Öz’e benzetilen bir şahsı tespit etti. Ancak herkes Öz’ün darbe gecesi yaptığı konuşmanın etkisindeydi. Emniyet, Jandarma Alay Komutanlığı’ndan bir heyet talep etti ve bu askerlerin Kocaeli’ndeki herhangi bir birliğe ait olup olmadığına dair bilgi istedi. Jandarma Alay Komutanlığı’ndan gelen heyet darbeci askerler arasında Yüzbaşı Abdulkadir Öz’ün de olduğunu da görünce şok geçirdi. İşte darbe gecesinin en traji-komik olaylarından birisi böyle cereyan etmişti.

KRİPTO NEDİR? CEVABI BU OLAYDI
Artık herkesin dilinde olan ‘kripto’ sözcüğünün anlamı Gebze’de yaşanan bu olayla cevap buldu. Abdulkadir Öz ile birlikte tutuklanan Eskihisar Komutanı Teğmen Ahmet Akalın ifadesinde ‘Kripto FETÖ’’cü kimdir?’ sorusuna cevap vermiş oldu. Akalın o geceyi şöyle anlattı; “14 Temmuz’da Abdulkadir Öz yarın bize bir FETÖ abisinden mesaj geleceğini ve yazılanları harfiyen uygulamamızı söyledi. 15 Temmuz günü mesajda bir evin adresi yazıyordu, gittiğimizde orada abi olarak bulunan kişinin Abdulkadir Öz olduğunu gördük. Bize; ‘Yıllardır zulüm görüyoruz artık bu zulme son vereceğiz. 4 Bine yakın ABİmiz irticacı olarak Almanya’ya gitti. Bunun öcünü alacağız, bize düşen tek şey Türkcell Data Merkezi’ne gidip internetin hızını kapatmak. Bu kadar basit, daha sonrasında ülkeyi biz yöneteceğiz’ diye söyledi” dedi.

RAKAMLARLA 15 TEMMUZ VE SONRASI
15 Temmuz gecesi demokrasiye sahip çıkmak için 249 vatandaşımız şehit düştü, iki binin üzerinde vatandaşımız ise FETÖ’nün silahlı terör örgütü tarafından gazi oldu. FETÖ o hain gece TSK içerisindeki üyelerinin 8 binden fazla askeri personeli görevlendirdi, 35 uçak, 37 helikopter, 74 tank, 246 zırhlı araç ve 4 bine yakın hafif silah kullanıldığı tespit edildi. Bugüne (13.07.2017) kadar ülke genelinde 169,013 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Ayrıca soruşturmalar kapsamında, 169 general, 7,098 albay ve alt rütbeler, 8,815 emniyet mensubu, 24 vali, 73 vali yardımcısı, 116 kaymakam ve 31,784 diğer şüpheli olmak üzere toplam 50,510 şüpheli tutuklandı. 152 asker, 392 polis, 3 vali yardımcısı, 9 kaymakam, 7,266 diğer şüpheli olmak üzere 8,087 kişi hakkında yakalama kararı bulunuyor. "Adli ve idari yargıda görevli 234, Danıştay'da görevli 5, Yargıtay'da görevli 26 kişi olmak üzere 265 kişi hakkında yakalama kararı bulunuyor. Adli ve idari yargıda görevli 6 hakim ve cumhuriyet savcısının gözaltı süresi devam ediyor.

ADLİYEDE ÇOK SAYIDA OPERASYON
Darbenin hemen akabinde Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı düğmeye bastı ve FETÖ/PDY’ye yönelik çok sayıda operasyona imza attı. İlk göz altıları kendi meslektaşlarına yapan adliye yönetimi 27 hakim ve savcıyı derdest etti. İlerleyen zamanlarda bu operasyonlar yargı, emniyet, kamu, özel ve birçok alanda devam etti. Adalet Bakanlığı’nın Temmuz (2016) ayında yayınladığı kararnamede ‘terör operasyon ve soruşturmaları sadece il merkezli adliyelerde yapılır’ tebliğine rağmen Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı inisiyatif alarak bölgemizde FETÖ’nün inine girdi.


YORUMLAR

  • 0 Yorum