Toplantıya Gebze Saadet Partisi İlçe Başkanı Necati Korkmaz, SP Gençlik kolları, mahalle temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Toplantı öncesi konuşmasını yapan Necati Korkmaz, “Gebze ilçe teşkilatı olarak tüm kardeşlerimizle seçime hazır duruma gelmek adına gayretli bir şekilde çalışmalarımızı gayretli bir şekilde sürdürdüğümüzü bilmenizi isterim. Allah yapmakta olduğumuz programımızın öncelikle Gebzemize, ülkemize ve İslam alemi için hayırlara vesile olmasını diliyor, güncel meseleler konusunda sunumu olacağından dolayı sözü kıymetli hocamız yazar Şinasi Başaran’a bırakıyorum” dedi. Şinasi Başaran, ’’Özgür Kudüs’e Giden Yol” sunumunu yapmak üzere konuşmalarına başladı.
“KUDÜS KÜLTÜRLERİN MERKEZİDİR”
Toplum olarak dünyada olup bitenden haberdarız ama izleyici olmaktan öteye gidemediğimizi dile getiren Başaran, “Dünyada olup biten olaylar kendiliğinden, tesadüfen mi yaşanıyor yoksa bir planlamanın sonucu mu bunu bilmemiz lazım. Bu gün neyi yaşıyorsak biliniz ki önceden siyasiler bunu planlamışlardır. Bu günkü halimiz bu. Kudüs meselesi kendiliğinden ortaya çıkmış bir mesele değil. Önceden yapılmış planlar alınmış kararlar mevcuttur. Kudüs kültürlerin merkezidir. Kudüs üç semavi kökenli dinin kutsalıdır. İsa a.s peygamberliği burada aldı. Musa a.s kendi kavmini Mısır’dan çıkarıp Filistin’e doğru getirirken yolda vefat etti. Davut a.s İsrailoğulları’nı buraya yerleştirdi. Hz. Peygamber, Hz. Ömer ile burayı fethetti. Yani Kudüs üç dinin de merkezi. Bu demektir ki geçmişi ile ilgilenen her bir dinin bu bölge ile işi var, bu bölgede yaşayan insanlar ile görülecek hesabı vardır. O yüzden Kudüs, tarihi boyunca hep kan kokmuş, ateş görmüştür. Kudüs, herkesin talip olduğu bir sürtüşme alanıdır. Bu güne kadar Kudüs’ü kim elinde tutmuşsa dünyayı da o yönetmiştir. Eğer dünyaya talipsek ilk meselemiz Kudüs’ü kurtarmaktır.” ifadelerini kullandı.
“KUDÜS PROJESİ ÖNCEDEN PLANLANMIŞTIR”
Kudüs’ü ele geçirmek için dünya çapında çabalar olduğunu söyleyen Başaran, sözlerine şöyle devam etti “Değiliz Batılıların yeni dünya düzeni dedikleri söz, Kudüs’ün bu yeni yapılanmanın başkenti olmasıdır. Yeni denmesine bakmayın, çok eskiden beri plan yapıldığı için bunun ismi aslında eski dünya düzeni olması gerekiyordu. Bu düzeni kurma isteği 1776 ABD’nin kurulduğu günden beri var. Kudüs meselesi dünyanın bir numaralı sorunudur. Bir doların arkasındaki piramidin altında da yeni dünya düzeni yazar. Yeni dünya düzeni dedikleri şey planı çok önceden yapılmış olan ve mayalanmaya bırakılmış olan Kudüs’ü ele geçirme projesidir. Bundan sonraki işgaller ordu ile olmayacak, para ile olacak. Amerika tek bir dünya devleti kuracağız, tek bir iktisadi şebekemiz olacak ve tek bir dünya ekonomisi olacak diyor. En sonunda da tek bir din kalacak diyorlar. Kudüs bu yeni dünyanın başkenti olacaktır. Bunu parayı etkili kullanarak yapacaklar. Şu anki çalışmalarının hepsinin amacı budur. Bu güne kadar yönetime gelmiş Amerika devlet başkanlarının hepsi Kudüs merkezli dünya düzeninden bahsetmişlerdir. Biz bunların bilincinde olmalıyız ve ona göre hareket etmeliyiz.”
Toplum olarak dünyada olup bitenden haberdarız ama izleyici olmaktan öteye gidemediğimizi dile getiren Başaran, “Dünyada olup biten olaylar kendiliğinden, tesadüfen mi yaşanıyor yoksa bir planlamanın sonucu mu bunu bilmemiz lazım. Bu gün neyi yaşıyorsak biliniz ki önceden siyasiler bunu planlamışlardır. Bu günkü halimiz bu. Kudüs meselesi kendiliğinden ortaya çıkmış bir mesele değil. Önceden yapılmış planlar alınmış kararlar mevcuttur. Kudüs kültürlerin merkezidir. Kudüs üç semavi kökenli dinin kutsalıdır. İsa a.s peygamberliği burada aldı. Musa a.s kendi kavmini Mısır’dan çıkarıp Filistin’e doğru getirirken yolda vefat etti. Davut a.s İsrailoğulları’nı buraya yerleştirdi. Hz. Peygamber, Hz. Ömer ile burayı fethetti. Yani Kudüs üç dinin de merkezi. Bu demektir ki geçmişi ile ilgilenen her bir dinin bu bölge ile işi var, bu bölgede yaşayan insanlar ile görülecek hesabı vardır. O yüzden Kudüs, tarihi boyunca hep kan kokmuş, ateş görmüştür. Kudüs, herkesin talip olduğu bir sürtüşme alanıdır. Bu güne kadar Kudüs’ü kim elinde tutmuşsa dünyayı da o yönetmiştir. Eğer dünyaya talipsek ilk meselemiz Kudüs’ü kurtarmaktır.” ifadelerini kullandı.
Kudüs’ü ele geçirmek için dünya çapında çabalar olduğunu söyleyen Başaran, sözlerine şöyle devam etti “Değiliz Batılıların yeni dünya düzeni dedikleri söz, Kudüs’ün bu yeni yapılanmanın başkenti olmasıdır. Yeni denmesine bakmayın, çok eskiden beri plan yapıldığı için bunun ismi aslında eski dünya düzeni olması gerekiyordu. Bu düzeni kurma isteği 1776 ABD’nin kurulduğu günden beri var. Kudüs meselesi dünyanın bir numaralı sorunudur. Bir doların arkasındaki piramidin altında da yeni dünya düzeni yazar. Yeni dünya düzeni dedikleri şey planı çok önceden yapılmış olan ve mayalanmaya bırakılmış olan Kudüs’ü ele geçirme projesidir. Bundan sonraki işgaller ordu ile olmayacak, para ile olacak. Amerika tek bir dünya devleti kuracağız, tek bir iktisadi şebekemiz olacak ve tek bir dünya ekonomisi olacak diyor. En sonunda da tek bir din kalacak diyorlar. Kudüs bu yeni dünyanın başkenti olacaktır. Bunu parayı etkili kullanarak yapacaklar. Şu anki çalışmalarının hepsinin amacı budur. Bu güne kadar yönetime gelmiş Amerika devlet başkanlarının hepsi Kudüs merkezli dünya düzeninden bahsetmişlerdir. Biz bunların bilincinde olmalıyız ve ona göre hareket etmeliyiz.”





