Son yıllarda sıklıkla duyar hale geldiğimiz ve modern yaşamın getirdiği hastalıklardan biri olan panik atak hastalığının gün geçtikçe artış gösterdiğini gözlemliyoruz. Yaşayanlar tarafından “Aniden ortaya çıkan sıkıntı ya da korku nöbeti’’ olarak tanımlanan panik atak, hastayı tamamen sosyal hayattan koparıp eve bağımlı hale getirebilmekte, kırsal bölgelerde daha nadir görülürken kent yaşamının getirdiği bir hastalık olarak da adlandırılabilmektedir. Korkmaz Panik Atak hakkında şu bilgileri verdi;PANİK ATAK NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?
Panik Atak çarpıntı, terleme, titreme, boğulma ya da nefes alamama hissi, göğüste ağrı veya sıkışma gibi bedensel duyumların olağan dışı yoğunlukta hissedildiği, beraberinde kontrolünü kaybetme, delirme korkusu ya da ölüm korkusu yaşanan bir süreçtir. Kalp çarpıntısı ya da göğüs ağrısı, nefes almada güçlük, soluğun kesilmesi, terleme, titreme, bayılacakmış gibi hissetme, karın ağrısı, midede rahatsızlık, kusacakmış gibi hissetme, baş dönmesi, üşüme veya ateş basması, el ve ayaklarda uyuşma, kontrolünü kaybetme korkusu, çevreyi gerçek değilmiş gibi algılama, ölüm korkusu ya da aklını kaybetme korkusu. Bahsi geçen belirtilerden en az dört tanesi bize panik atağı düşündürür.
Panik Bozukluk, tedavisi mümkün bir hastalıktır. Günümüz için etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış iki türlü tedavi vardır; Psikoterapi Tedavi ve İlaç Tedavisi. Bilinmesi gereken en önemli durumlardan biri; bazı panik bozukluk hastalarında sadece psikoterapi tedavisi ile iyileşme sağlanır. Fakat yaşanan yoğunluk ve şiddete göre bazı hastalarda kombin tedavi (Psikoterapi+İlaç) gereklidir. Hastaların bilmesi gereken, tek başına ilaç tedavisi hiçbir zaman tam bir iyileşme sağlamaz. En iyi sonuç, sabırlı ve kararlı olunarak bu iki çeşit tedavinin birlikte uygulanması ile alınmaktadır.
Panik Atak çarpıntı, terleme, titreme, boğulma ya da nefes alamama hissi, göğüste ağrı veya sıkışma gibi bedensel duyumların olağan dışı yoğunlukta hissedildiği, beraberinde kontrolünü kaybetme, delirme korkusu ya da ölüm korkusu yaşanan bir süreçtir. Kalp çarpıntısı ya da göğüs ağrısı, nefes almada güçlük, soluğun kesilmesi, terleme, titreme, bayılacakmış gibi hissetme, karın ağrısı, midede rahatsızlık, kusacakmış gibi hissetme, baş dönmesi, üşüme veya ateş basması, el ve ayaklarda uyuşma, kontrolünü kaybetme korkusu, çevreyi gerçek değilmiş gibi algılama, ölüm korkusu ya da aklını kaybetme korkusu. Bahsi geçen belirtilerden en az dört tanesi bize panik atağı düşündürür.
PANİK ATAK ANINDA YAPILMASI GEREKENLER
Atak anında yapılmaması gereken şey ise; kaçınma davranışıdır. Eğer herhangi bir durum size panik atak hissi veriyorsa, mesela vapura bindiğinizde kalbiniz hızlı hızlı atmaya başlıyor ve panik atağa gireceğinizi düşünüyorsanız, asla vapura binmekten kaçınmamalısınız. Panik atak geçiriyorsanız yaklaşık on dakika boyunca ellerinizi burnunuz ve ağzınız üzerinde bir kap şeklinde çukurlaştırmayı deneyin veya bir kâğıt torba tutarak onun içine nefes alıp verin. Bu hareket kan akışındaki karbondioksit seviyesini arttıracak ve belirtileri ortadan kaldıracaktır.
TEDAVİ YÖNTEMLERİ VE BAŞARI ORANI NEDİR?Atak anında yapılmaması gereken şey ise; kaçınma davranışıdır. Eğer herhangi bir durum size panik atak hissi veriyorsa, mesela vapura bindiğinizde kalbiniz hızlı hızlı atmaya başlıyor ve panik atağa gireceğinizi düşünüyorsanız, asla vapura binmekten kaçınmamalısınız. Panik atak geçiriyorsanız yaklaşık on dakika boyunca ellerinizi burnunuz ve ağzınız üzerinde bir kap şeklinde çukurlaştırmayı deneyin veya bir kâğıt torba tutarak onun içine nefes alıp verin. Bu hareket kan akışındaki karbondioksit seviyesini arttıracak ve belirtileri ortadan kaldıracaktır.
Panik Bozukluk, tedavisi mümkün bir hastalıktır. Günümüz için etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış iki türlü tedavi vardır; Psikoterapi Tedavi ve İlaç Tedavisi. Bilinmesi gereken en önemli durumlardan biri; bazı panik bozukluk hastalarında sadece psikoterapi tedavisi ile iyileşme sağlanır. Fakat yaşanan yoğunluk ve şiddete göre bazı hastalarda kombin tedavi (Psikoterapi+İlaç) gereklidir. Hastaların bilmesi gereken, tek başına ilaç tedavisi hiçbir zaman tam bir iyileşme sağlamaz. En iyi sonuç, sabırlı ve kararlı olunarak bu iki çeşit tedavinin birlikte uygulanması ile alınmaktadır.









