Romen Kültür Merkezi, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan geleneksel “ie” bluzunu tanıtmak amacıyla 15 Haziran Cumartesi günü çocuklara yönelik renkli ve öğretici bir atölye gerçekleştirdi. Taksim’deki merkezde düzenlenen program, hem kültürel mirasın aktarımı hem de çocukların katılımıyla anlamlı bir buluşmaya dönüştü.
Geçtiğimiz yıl yine aynı günlerde düzenlenen “ie” bluzu hakkındaki programa katılmış ve hayranlıkla elbiseleri incelemiştim. Yine bu yıl katılma imkânım oldu. Açılış konuşmasını yapan Romen Kültür Merkezi Müdürü Dragoș Niță, etkinliğe gelen ailelere teşekkür ederek şu sözleri paylaştı: “Bazılarınız çocuklarınıza Romen geleneksel kıyafetlerini giydirmişsiniz. Bu kıyafetler üzerinde Osmanlı’ya ait unsurlar da var. Çünkü bizim kültürlerimiz birbirine çok yakındır. Bugün aramızda Romanya geleneksel kültürünün çok önemli iki temsilcisi var: Vrancea bölgesinden gelen özel bir aile. Zaman içinde birçok ülkeyi dolaştılar ve bugün İstanbul’dalar. Masada gördüğünüz her şey el yapımıdır. Aynı zamanda geleneksel “ie bluzlarının örnekleri de bugün burada. Çalgılardan kıyafetlere kadar tüm bu parçalar köy hayatının ve geçmişin izlerini taşır. Özellikle çobanlar koyun sürülerini kavalla yönlendirirdi. Bu iki insan da ayaklarındaki geleneksel ayakkabılarla burada o kültürü yaşatmak için bulunuyor.”
Tanıtımın ardından söz alan Tudorina Lupașc, kendisini şu sözlerle tanıttı: “Adım Tudorina. Bu meslek ailemizde atalarımızdan gelen bir gelenek. Büyük dedelerimiz, annelerimiz bu işi yapardı. Ben de çocukluğumdan beri bu kültürle büyüdüm. Şu anda Focșani şehrinde öğretmenim ve genç kuşaklara bu değerleri öğreterek aktarıyorum.”
Eşi Pavel Lupașc ise, 26 yaşından beri birlikte bu kültürel mirasın taşıyıcısı olduklarını belirtti, panoda asılı kıyafetleri ve masadaki objeleri tanıtarak şu sözleri söyledi: “Evlenmemizin ardından üflemeli çalgılar yapmaya başladım. Bugüne kadar birçok ülkeyi gezdik. Maskelerle ilgili olarak, Ortodoks geleneğinde ölen kişinin tüm günahlarını itiraf etmemesi durumunda, toplumda maskeli kişiler ağıtlar yakardı. Bu ağıtlarda ölen kişinin yaşamı anlatılır, inanışa göre ailesi adına bir arınma sağlanırdı. Buradaki kıyafetlerin bazıları bayramlarda giyilirdi. Tahta kaşıklar, kupa şeklindeki ahşap kaplar, peynir ve turşu için kullanılan eşyalar kırsal yaşamın vazgeçilmez parçalarıydı. Kaval ise en değerli müzik aletidir; onu kayınpederimden öğrendim. Asıl mesleğim kaynakçılık ama bu geleneği tanıttıkça çok değerli üst düzey insanlarla da tanıştım.”
Etkinliğin en keyifli anlarından biri ise tanıtımın ardından Pavel Lupașc’ın eşiyle birlikte çocuklarla geleneksel yöntemlerle kaval, tahta kaşık gibi enstrümanlar yapması oldu. Bu uygulamalı bölüm, çocuklara hem kültürü tanıma hem de el becerisi geliştirme fırsatı sundu.
Programda “ie” bluzunun tarihsel ve kültürel önemi de detaylı biçimde anlatıldı. Jenny Şişli Hanım, “ie” gömleğinin 2013 yılından itibaren uluslararası düzeyde tescilli olduğunu belirterek şunları söyledi: “Geleneksel “ie” gömleği, atalarımızla bizi bağlayan, zamanla anlamı değişmiş olsa da hâlâ büyük değer taşıyan narin bir giysidir. Kadınlar ve erkekler tarafından giyilir. Göğüs ve yaka kısmı halk motifleriyle süslüdür. Tek parça kumaştan yapılır. Dacia ve Karpat tarzı “ie”ler vardır. En yaygın motifler arasında ‘çoban kalçası’, ‘çam dalı’, ‘kurt köşesi’ gibi desenler yer alır. Renkler doğal yollarla elde edilir: kırmızı soğan kabuğundan, tozpembe mürver meyvesinden, siyah kızılağaç kabuğundan, mavi renk ise mavi ottan elde edilir. Motiflerin bazıları yıldız hareketlerine dayanır. Kimisi bitkilerin dallarını örnek alır. Uzun kollu modeller hâlâ etnografların ilgisini çekmektedir. Özel giyilen bu elbiselerle birlikte kız çocukları saçlarını iki örgüyle örer, dans eden kızların saçları özel iğnelerle topuz yapılırdı.”
Etkinliğe katılan biri olarak kıyafetleri yakından incelediğimde, “ie” bluzlarının üzerindeki renkler ve desenlerde Anadolu’dan izler taşıyan ayrıntılar, renkler ve motifler de dikkatimi çekti. Bu benzerlikler, tarih boyunca süregelen kültürel etkileşimin somut yansımalarıdır.
15 Haziran’daki bu anlamlı buluşma, gelenekle bugünü buluşturan, çocuklara kültürel mirası sevdiren ve Türkiye ile Romanya arasındaki tarihî yakınlığa bir kez daha işaret eden değerli bir etkinlik olduğunu söyleyebilirim. Şeyla Çelik’in tercümesiyle bilgi sahibi olduğumuz programda emeği geçenleri kutlar, teşekkür ederim.
Omuz işlemeli geleneksel “ie” gömlekleri, Romanya ve Moldova Cumhuriyeti'nde kültürel kimliğin önemli bir unsuru olarak 2022 yılında UNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi'ne dâhil edilmiştir. Romanya Parlamentosu, 24 Haziran'ı "La Blouse Roumaine" (Romanya Bluzu) Günü olarak kutlama kararı almıştır.






