Kilo alma, görünüşte basit bir denge gibi gözükse de aslında birçok faktörün bir araya geldiği karmaşık bir süreçtir. Beslenme alışkanlıkları, genetik yatkınlık, hormonlar ve metabolizma elbette önemlidir; ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, psikolojik faktörlerin kilo alma üzerindeki etkisinin ihmal edilemeyecek kadar büyük olduğunu gösteriyor. İşte bu sebepten, danışanın kan testleri, yaşam tarzı ve bireysel durumlarını göz önünde bulundurarak, kilo alma sürecini ve beslenme planını ona özel şekilde planlıyorum.
Tarafıma başvuran bazı danışanlarda, normalde yeterince yemek yemelerine ve yüksek kalorili beslenmelerine rağmen kilo almakta zorlandıklarını görüyorum. Klinik deneyimlerimiz de bunu doğruluyor: bazı kişiler yeterli kalori almasına rağmen kilo alamayabiliyor. Bu durumun arkasında stres, kaygı ve yoğun zihinsel yüklenmeler rol oynayabilir. Araştırmalar, aşırı kaygının ve sürekli endişe hâlinde olmanın iştahı ve metabolizmayı doğrudan etkileyebileceğini gösteriyor; vücut, “tehdit altında” algısı ile enerji depolamak yerine enerji harcamaya odaklanabilir.
Ayrıca depresyon, anksiyete ve uyku düzensizliği gibi ruhsal durumlar da hormon dengelerini bozarak metabolizmayı hızlandırabilir ve kilo almayı daha da zorlaştırabilir. Bu nedenle, kilo almak isteyen bireylerin beslenme planlarını oluştururken, psikolojik sağlığı destekleyecek adımları da dahil etmek çok önemlidir.
Kilo alma sorunu, her zaman sadece daha fazla yemek yemekle çözülecek bir konu değildir. Ruh ve beden bir bütün olarak ele alınmalı; psikolojik sağlığın dengede olduğu bir ortam, sağlıklı kilo almanın en temel koşullarından biridir.






