Birçok kişi zayıflama deyince akla hemen “kürler”, “detoks içecekleri” ve piyasadaki mucize vaat eden karışımlar geliyor. Oysa klinik beslenme alanında çalışırken şunu net olarak görüyorum: benim önceliğim sadece kilo kaybı değil; sağlığı koruyarak, sürdürülebilir bir beslenme planı oluşturmak.
Tarafıma başvuran danışanların çoğu, ilk listede herhangi bir zayıflatma adı altında, bilimsel dayanağı olmayan karışım veya kür bulamaz. Çünkü bunları etik bulmuyorum ve sağlığa risk oluşturabileceğini biliyorum. Aslında hedefimiz, diyet süreci boyunca ve sonrasında da normal hayatımızda yediğimiz yiyeceklerle sağlıklı bir şekilde yaşamayı sürdürmek. Yapay karışımlar ve detokslar, kısa vadede cazip gelse de uzun vadede kalıcı bir fayda sağlamıyor, hatta bazen sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Benim yaklaşımım, danışanlarıma gerçekçi, uygulanabilir ve sürdürülebilir beslenme stratejileri ve kalıcı sonuçlar sunmak üzerine kurulu. Yani diyet, aslında hayatımızda olmayan ve olmayacak özel karışımlara dayalı değil; günlük yaşamımızdaki yiyecekleri doğru biçimde kullanarak, dengeli ve sağlıklı kilo yönetimi sağlamak amaçlanıyor.
Unutulmaması gereken en önemli şey: sağlıklı kilo kaybı ve beslenme mucizelere değil, bilimsel prensiplere dayanır. Kürler ve detokslar yerine, gerçek gıdalarla, doğru porsiyon ve çeşitlilikle, uzun vadede sağlığımızı koruyabiliriz.







