Her insan, Allah tarafından farklı şekillerde ve karakterlerde yaratılmıştır.
Bu farklılıklar bir araya geldiğinde, O’nun varlığını ve kudretini gösteren nice güzellikler ortaya çıkar. Yeter ki insan bakmayı, görmeyi, anlamayı bilsin.
“Kendini bilen, Rabbini bilir” düsturuyla çıkılan bu içsel yolculukta; farkındalık sahibi olanlara sayısız güzellikler zuhur eder. Çünkü insanın özü, Allah’ın sanatıdır. Her insan bir sırdır; ve o sırrı çözen, hakikate yaklaşır.
Güzel ahlâk, insanı insan yapan en değerli hazinedir. Yaşamımıza ahlâkı merkez yaptığımızda, bu güzellikleri çok daha net görebiliriz.
Belki de senin en büyük nasibin, kalbinin yumuşaklığıdır.
Herkes servetini altınla, makamla, güçle ölçerken; senin hazinen, incitmeyen, affeden, şefkatle atan bir gönüldür.
Dünyanın sertliği karşısında senin en büyük zırhın, kırılmayan değil; kırıldıkça onarmayı bilen kalbindir.
Belki de gerçek rızık, sofrana gelen lokmada değil; kalbine sinen huzurdadır.
Çünkü yumuşak bir kalp;
dua ederken daha içten,
severken daha derin,
affederken daha asil olur.
Unutmayın kıymetli dostlar,
Bazı insanlar dünyaya iz bırakır. Senin izin ise merhametinle, inceliğinle, kalbinin güzelliğiyle hatırlanacak.
O hâlde, bu özelliklere sahip olmayı bir meziyet değil; bir lütuf olarak görmeli ve şükretmelisin.
Dünya, derin bir deryadır dostlar.
Nice insanlar burada boğulmuştur. Bu deryada boğulmamak için senin gemin takvâ, dümenin iman; yelkeninse Allah’a tevekkül olsun.
Ancak bu sayede fırtınalarla başa çıkabilir, batmaktan kurtulabilirsin.
Unutma:
Sen bu dünyada sadece bir yolcusun.
Bu yolculuk bilincini kalbinde taşı ki, ardında iz bırakabilesin. Sana emanet edilen bu ömürde, yeryüzüne bir “iz” düşsün.
Morgan Freeman bir yazısında şöyle der:
“Dürüst olmak iyidir.
Ama erdemli olmak, bambaşka bir seviyedir.
Dürüstlük, doğruyu söylemek, aldatmamak, şeffaf davranmak gibi değerleri kapsar.
Ancak erdem, kimsenin görmediği anlarda bile doğru olanı yapmaktır.
Erdemli insan, alkış beklemeden iyiyi seçer;
vicdanı, onun en büyük şahididir.
Dürüstlük anlıktır, ama erdemlilik bir yaşam biçimidir.
Gölgedeyken bile doğruyu yapanlardan olun.”
Bu satırları okuduğumda, İslam’ın en yüce emrini hatırladım:
“Allah’ı görmüyorsan da, O seni görüyor gibi yaşa.”
Çünkü Allah, ihsan sahibi (erdemli) kullarını sever.
Hakikat bir tohum tanesidir;
yalnızca bir damla yağmur bekleyen…
Her birimiz, bu tohumun filizlenmesine vesile olacak hakikat erleri olalım.
Yaşarken bir iz bırakalım.
Bir “iz”imiz olsun.
Esen kalın, güzel insanlar.
Yüreğinizdeki merhamet hiç eksilmesin.







