Derdimiz kendimizle,kendisini bilmeyen neyi bilir ki; kendisiyle kavgalı olan kiminle barışıktır ,kiminle dosttur ki. Hal böyle olunca Kendini kaybeden neyi kazanır ki.
Bir mübarek aya girmek üzereyiz. Kaç mübarek aylar geçirdik. Bizde oldu mu değişiklik. Hem kendimize ilgili sorumluluklarımıza bir bakalım. Yakınlarlarımız ile olan ilişkilerimize bir bakalım. İnancımız bir olan müslümanlarla olan ilişkilerimize bir kontrol edelim de bakalım ümmetin durumuna. Yada insan olarak , insanlara karşı görev bilincimizin neresindeyiz.
Çok acı değil mi? Durumumuz dostlar. Bizi yaratan yaratıcımız soruyor kitabımızda ; “ Nere gidiyorsunuz? Bu gidişiniz nereye?”
Ramazan ayında oruç tutacağız. Türkçemizde bir deyim vardır hani “ oruç tutmak” diye. Ne güzel bir tabir. Çok tutmuşumdur orucu. Çok tutmuşuzdur. Tutmak zapt etmek demektir. Orucu biz mi zapt edeceğiz , yoksa oruç bizi mi zapt edecek. Demekki oruçtaki gaye orucun bizi tutması. Kendisini tutamayan orucu tutamaz. Kendisini tutan , orucunu tutar.
Meğer ne zor mesele şu kendisini tutmak. İnsanın başına ne geliyorsa kendisini tutamadığından geliyor. Günahlar hep kendini tutamayanların ürünü. Her caninin cinayeti , kendini tutamamadan kaynaklanıyor. Dilini tutamıyor karşısındakini kırıyor ve kırılıyor. Elini tutamadığı zaman kırıyor döküyor. Kendisine yazık ediyor. Kendini yitiriyor. Kendinden geçiyor.
Susmak.!!
Cümle'nin istirahat halidir.
İstirahat bitince çıkan cümle dinç olur.
Çok konuşup cümleyi yorma, yoksa cümle alem yorulur...!Demiştir Mevlana.
İNSAN
İNSAN NE OLDUĞUNU BİLMİYORSA, NASIL OLMASI GEREKTİĞİNİ BİLEMEZ.
İNSAN NERDEN GELDİĞİNİ BİLMİYORSA, NEREYE GİDECEĞİNİ DE BİLEMEZ.
NEREYE GİTTİĞİNİ BİLMEYEN İNSANLARIN, VARDIĞI YERDE ÖNEMSENEMEZ.
İNSAN YARATILANLARIN EN ŞEREFLİSİDİR, ŞEREFLİ ŞEREFSİZLİK EDEMEZ.
TERTEMİZ VE ŞEREFLİ GELDİĞİ DÜNYADAN, ŞEREFSİZ ŞEKİLDE GİDEMEZ.
EĞER İNSAN NE OLDUĞUNU BİLİYORSA, ONU HİÇ BİRŞEY DEĞİŞTİREMEZ. Aslını bilir neslini bilir. Geldiği yeti bildiği gibi gideceği yeride bilir.
Ya bunun tersi olursa Yani kendini tutamayan özne olamıyor. Nesneleşiyor. Hakim olamıyor, mahkum oluyor. Sahip olamıyor, sahip olunuyor. Hayat atının sırtında duramıyor, aksine hayat atı onun üzerine biniyor.
Kendini tutmak adam işi. Zor iş. Oruç bizi bu zor işe çağırıyor. Kendisini tuttuğumuzu sandığımız oruç aslında bizi tutuyor. Bize kendimizi tutmayı öğretiyor.
Aslında tüm ibadetlerin asıl gayesi bizleri adam etmek. Adem etmek. İnsan etmek. Yani kısacası Serip seccademizi, oturup hâlden anlayanla dertleşmeye..Ve insan olmaya.
İnsanlık olarak zor zamanlardan geçiyoruz. İmtihanımız çok bu özel ve güzel ayda ümmeti Muhammed için dualar edelim. Ümmetin yitik evlatları İçin dualar edelim. Yoksa bu çağda delikler çok büyük. Hem bedenimizi hemde ruhumuzu dikelim.
Ne deyim Söylesene hafız; "Hz. İdris'in(as) iğneleriyle yamalar yapsak, dikiş tutar mı ruhumuzda ki yaralar..."
Esen kalın güzel insanlar.






