Mükemmel bir birey ancak mükemmel bir toplum içersinde yetiştirilebilir. Eğer kişi sadece kendisi için çalışırsa ünlü bir bilim adamı, büyük bir düşünür, çok iyi bir şair, müzisyen olabilir. Ama asla mükemmel bir insan olamaz. Tarih ancak ortak çıkarlar için çalışmış insanların yüceliğini kabul eder. En mutlu insan en fazla sayıda insanı mutlu eden insandır. Der bir yazısında Karl Marx.
Yaşadığımız zamanda bu bireysellik gözümüze bütün çıplaklığıyla çarpıyor. Oysa bireysel yaşam yaşayan insanda mükemmellik göremezsiniz. Ve göremedikte. Çünkü ne bu toplumu hazırlayabilecek güce sahibiz, nede iradeye.
Bu bireysellik bilhassa islam ülkelerinde zirvede. Bu gün siyonist akıla sahip olan insanları incelediğimizde adamların sistemlerinden davalarından asla taviz vermediklerini görüyoruz. Ve bu tutumlarını da televizyon ekranlarında söylüyorlar da, biz sözde Müslümanlar; dava hakk, gerçekliğinden şüphe duymadığımız halde böyle pak ve güzel davamızı geri planlara itmiş durumdayız. Bu geri kalışımızın ana sebebi bu durumdur. Önceliklerimizi geri plana itmek.
Uzaya çıkmışız hatta uzayda bir takım yiyecekler yetiştirebilirmiyizi düşünürken insanlığımızı unutmuşuz. Bu çağda insanlık bir kısım insanları aç susuz ölüme terkedebiliyor. Açıkça savaş suçu işleyebiliniyor. Dünya ise bunu ekranlardan sosyal medya ortamlarından görebiliyor.
Sahneye çıktığında dünyayı sarsan starların reklamını yapan ekranlar, dininden ve davasından dönmeyen insanlık için bir şey yapamıyor. Yada yapacak insanları yetiştirmekten aciz kalmış ve acziyetin dibini yaşayan insanlar olmuşuz.
Oysa biz biliyorduk ki; Bir mümin abdest alsa bir nehir şereflenir,
Bir kâmil konuk gelse bir şehir şereflenir.demişti bir yazısında Abdurrahim Karakoç. O güzel yürekli insanlara bu gün nede çok ihtiyacımız var.
Söylenecek çok söz var ama sözü ustası söylesin.
"Yerin üstüne baktım, uykuya dalmışlar;
Altına baktım, çürüyüp toprak olmuşlar.
Yokluk ovasında başka ne var ki zaten:
Daha gelmemişler var, gelip gitmişler var."Ömer Hayyam
Ne deyim dostlar.
"Yürek bir coğrafyadır.
İnsan iklimini bilmediği yerde;
Ya yanar,
Ya donarmış..."
Esen kalın, güzel insanlar.










