İrfan Tatlı

İrfan Tatlı


Adı güzel, kendi güzel Muhammed (S.A.V)

17 Ekim 2020 - 00:05

Bugünkü yazımızda güzel ahlâkı tamamlamak için gönderilen  Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'in Şemalini ve bizlere en güzel örnek olan ahlakına dair bir misali salat-ü selama vesile olması niyazi ile siz kardeşlerime aktarmak istiyorum.

Hz. Ali (R.A) sevgili peygamberimizin şemalini söyle anlatmaktadır;

Resulullah (S.A.V) ne son derece uzun ne de son derece kısaydı, O orta boyluydu. Saçları, tam düz olmayıp, biraz kıvrımlıydı. Şişman olmadığı gibi yüzü tamamen yuvarlak da değildi ve rengi kırmızıya çalan beyazdı. Gözleri kara, kirpikleri uzundu. Mafsal kemikleri ve omuzlarının arası iriydi. Avuçları ve ayakları dolgundu. Yürüdüğü vakit, yamaçta yürüyormuş gibi sert adımlar atardı. Bir tarafa döndüğünde bütün vücuduyla dönerdi. İki omuzu arasında Peygamberlik mührü vardı; zira O, peygamberlerin sonuncusuydu. 

Gönlü cömert ve aksanı en düzgün kişiydi. Gayet yumuşak tabiatlı, muaşereti de soylu idi. Ansızın gören O’ndan çekinir fakat tanıdıkça O’nu daha çok severdi. Kendisini tanımlayan kimse, “Ne O’ndan önce ne de O’ndan sonra asla bir benzerini görmedim” derdi.

Sehl b. Sa’d es-Saidi (R.A) anlatıyor: 

“Bir kadın Resulullah’a (A.S) bir hırka getirmişti. Allah Resulü, ‘Bu kadifeden hırka da nedir?’ diye sordu. Kadın; ‘Ya Resulallah! Sizin giymeniz için onu kendi ellerimle dokudum buyurun’ dedi. 

Esasen Resulullah Efendimizin böyle bir hırkaya ihtiyacı da vardı, onu aldı. Ardından o hırkayı giyinmiş olarak namaz kılmak için mescide çıktı. Adamın biri ‘Yâ Resulallah! Bu giymiş olduğunuz hırka ne kadar da güzel!’ diye seslendi. Allah Resulü (A.S); ‘Evet öyledir.’ buyurdu. Odasına girdiğinde hırkayı katlayıp o adama gönderdi. 

Orada bulunan insanlar adama çıkışarak, ‘Vallahi, sen iyi bir şey yapmadın. Resulullah’ın (A.S) bu hırkaya ihtiyacı vardı. Allah Resulü’nün kendisinden bir şey isteyen kişiyi boş çevirmediğini sen de biliyorsun’ dediler. Bunun üzerine adam şöyle dedi:

 'Allah’a yemin olsun ki, ben bunu sadece giymek için almadım, kefenim olsun diye aldım.’ Sehl diyor ki; "O zat öldüğü gün, o elbise kendisine kefen olmuştu."

YORUMLAR

  • 0 Yorum