Reklam
Reklam
İrfan Tatlı

İrfan Tatlı


Selamun Hiye Hatta Metleil-Fecr (1)

07 Mayıs 2021 - 09:42

"Şüphesiz, biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!  Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.  Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.  O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir. (Kadr Suresi)

Selam ve selamet olmasına verilen manalar şunlardır;
1)Meleklerin müminlere selam ve duasının çokluğu.
2)Şerlerden ve afetlerden salim olmak manasına tam selamet ve menfaat, hayır olması ki, şeytanın saldırısından selamet manası da bunda dahildir.
3)Ebu Müslim'in görüşüne göre korkulu rüzgarlardan, yıldırımlardan ve bunlara benzer ezalardan salim olmasıdır.
4)Bölümlerinin her birinde ibadet etmek. Bin aydan hayırlı olmakta farklılıktan salim olmasıdır. Çünkü diğer gecelerde farz ilk üçte birinde, nafileler ortasında, dua seherde olması müstehaptır.
Şu da bilinmiş olsun ki, bu mübarek gecede dua sünnettir. O icabet vakitlerinden birisidir. Hz. Aişe Validemiz' den şöyle rivayet edilmiştir; Demiştir ki; “Ey Allah'ın Resulü, Kadir gecesine rastlarsam ne diyeyim?” dedim.

Buyurdu ki; “Allah'ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle, de.”Aynı şekilde namaz ve diğer ibadet şekilleri ile gayret ederek çalışmak da sünnettir. Süfyan-ı Sevrî demiştir ki, o gece dua etmek, namaz kılmaktan daha sevaptır. Kur’an okuyup da dua ederse güzel olur. Resul-i Ekrem (S.A.V) hazretleri Ramazan geceleri gayretle çalışır ve tertil ile Kur’an okurdu. Rahmet ayeti geçtikçe ister, azap ayeti geçtikçe Allah'a sığınırdı. İbnü Receb de demiştir ki; “En mükemmel olan namaz,
Kur’an kıraati, dua, tefekkürü toplamaktır. Peygamber (S.A.V) bunların hepsini yapardı. Özellikle son onunda daha çok yapardı.

İbnü Hacer Heytemî (R.H.A) Tuhfetü'l-Muhtâc'da der ki; “Kadir gecesini görene, saklaması sünnettir. Onun kemâliyle faziletine ancak Allah Teâlâ'nın bildirdiği kimseler nail olur. Kadir gecesini görmek ne demek olduğu hakkında da âlimler hayli bahisler yapmışlardır.

Alûsî'nin açıkladığı üzere açık olan budur ki; Onu görmek demek, ona mahsus olan nurlar ile meleklerin inmesi gibi özelliklere, ilmi ifade eden alametleri görmek yahut öyle bir ilmi ifade eden ve hakikati ancak ehlince bilinen bir keşfe ermektir.

Kadir gecesi, meşhur olduğu üzere, Kur’an’ın nazil olduğu veya sabahında Bedir zaferinin vuku bulduğu gece olduğuna göre o bir defa olmuş geçmiştir. Her sene Ramazan'da olacak olan onun şeref ve hatırasıdır, demek olur. Nitekim bazıları onun bir defa olup kalktığını kabul etmişlerdir.

Fakat Kadir gecesi onlardan dolayı değil, onlar Kadir gecesine rastlamış olduğuna göre de Kadir gecesi bütün sene içinde gizli olup, en çok Ramazan'da ve en çok son onunda ve en çok yirmi yedinci veya sonuncu gece olması ihtimali en galip bulunan mübarek bir takdir gecesi olarak tekrar eder ki, bilinen, çoğunluğun görüşü de budur.

Alûsî'nin kaydettiği üzere Sofiyye ıstılahında Kadir gecesi, Allah yolunu tutanın, sevilen Hakk'a oranla kıymet ve mertebesini tanıyacağı özel bir tecelliye erdiği gecedir ki, o gece hak yolcusunun aynı toplantıya ve marifette yetişkinler makamına ilk girdiği vaktidir.

Nitekim İbnü Farıd bu manada şu beyti ne güzel söylemiştir; "Eğer o sevgili yaklaşırsa bütün geceler Kadir gecesidir, Nasıl ki bütün kavuşma günleri Cuma günüdür."

Şeyhin bu beytinde Cuma gününün Kadir gecesinden daha faziletli olması görüşüne de işaret vardır. "Allah doğru yolu gösterendir, ancak maksuda şayan O'dur." (1)O gece, tan yerinin ağarmasına kadar
bir esenliktir. (Elmalılı Hamdi Yazır /Hak Dini Kuran Dili Kadir Sûresi Tefsiri)

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum