Evet başlığımda belirttiğim soruyu hepinize sormak istiyorum. Çevrenize şöyle bir bakının. Psikolojisi bozulanlar yoğunlukta kim? Yaptığı her işi en iyi şekilde yapmaya çalışan, her detayıyla ilgilenen, sorgulayan, iyi niyetli kimseler. Peki, bu insanların psikolojisini bozanlar kimler? Bu insanların psikolojisini bozan insanlar aslında kötüler, yani gerçek anlamda psikolojisi bozuk olan kimseler.
Geçtiğimiz gün bir videoya denk geldim. O kadar yerinde ve gerçekçiydi ki. Video da “Kötüye bir şey olmaz” sözünün nereden geldiğine değiniliyordu. Kötüye bir şey olmaz çünkü kötü olan kimse çevresindeki normal kişiyi bitirir. Normal olan kişi, yapılan haksızlığa dayanamayıp psikolojik sorunlar yaşamaya başlar. Ve haliyle dengesi değişen, psikolog desteğine ihtiyaç duyan o olur. Bu yüzdendir ki gerçek anlamda psikolojisi bozuk olan insanlar tedavi olmaz. Tedavi olanlar onların delirttikleridir.
“Size negatif enerji saçan, modunuzu düşüren herkesten uzak durun”. Şeklinde ortaya atılan söylemler maalesef hayatımızda çok fazla yer bulamıyor. Çünkü sosyal çevremizi kendimiz seçsek de kan yoluyla bulaşan akrabalık bağını ve iş çevremizi kendimiz seçemiyoruz. Kendi tercih edemediklerimizle dolu bir evrende sağlıklı bir ruh haliyle kalabilmek, çelik gibi sinirlere sahip olmayı gerekli kılar. Hangimizde bu çelik gibi sinirler var diyecek olursanız çok az. Sayısı parmakla geçmeyecek kadar az kişide bu derece güçlü sinir sistemi var.
Uzaklaşmaya çalıştıklarımız yakamıza daha da çok yapışarak pamuk ipliğine bağlı olan sinirlerimizi koparır. Sonrasında gelen depresif haller, mutsuzluk, yaşamdan ve hayattan keyif alamama sorunuyla baş başa kalırız. Siz kendinizi toparlamaya çalışırken sizi bu hale getiren kimse hayatının iyiliği ve güzelliğinden dem vurur, bu nedenledir ki kötüye hiçbir şey olmaz.
Her şeyin fiyatının iki-üç katına çıktığı şu dönemde psikologların da seans ücretleri bildiğimiz gibi aldı başını gitti. Yani anlayacağınız bu devirde başkası tarafından bozulan psikolojinizi toparlamak size sadece manevi olarak yük değil. Aynı zamanda maddi olarak da büyük kayıplar olarak geri dönüyor.
En güzel hal olan iyilik ve ruh sağlığı halinizi korumak için çelik gibi sinirleriniz olmasa da kendinizi güçlü kılacak yöntemler bulmalısınız. Çünkü etrafınızda sizi tehlikeye atacak akrabalarınız, iş arkadaşlarınız, patronlarınız ve arkadaşlarınız olacaktır. Önemli olan bu karma düzenin içinde kendini bilip kendini koruyabilmektir.
Kimsenin canınızı sıkmasına izin vermeyin. Hiç kimse seansına 900 TL vereceğiniz bir terapiden önemli değildir. Beden sağlığınız sizin elinizdeyken ruh sağlığınızı ellerin eline bırakmayın. Kimse ruhunuzun bekçisi olamaz. Bırakın elalemi, ne varsa kendi aleminizde var…






