Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; işi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, işi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, işi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, işi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra feshedilmiş sayılır.
Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi işçinin işe iade davası açmasına engel teşkil etmemektedir. Kanunda kıdem tazminatı için öngörülen belirli bir süre çalışma şartı ihbar tazminatı açısından öngörülmemiştir.
Dolayısıyla diğer şartların varlığı halinde işçi kıdem şartı aranmaksızın ihbar tazminatına hak kazanabilecektir. İhbar tazminatı esasen belirsiz süreli iş sözleşmelerinde bir tarafın haklı bir neden olmaksızın ve usulüne aykırı olarak iş akdini feshetmesi durumunda ortaya çıkar.
Kıdem tazminatına sadece işçi hak kazanabiliyorken, ihbar tazminatı işveren açısından da söz konusu olabilir. İhbar tazminatı yukarıda belirtilen ihbar süreleri ile işçinin giydirilmiş brüt ücretinin çarpılması suretiyle bulunur. Tespit edilen bu rakamdan gelir vergisi ve damga vergisi düşülerek işçinin net ihbar tazminatı hesaplanır.
İhbar tazminatı alacağında faiz temerrüt tarihinden itibaren başlamaktadır. Uygulanan faiz türü ise yasal faizidir.
İhbar tazminatı alacağı 25.10.2017 tarihinden önceki fesihlerde 10 yıl, bu tarihten sonraki fesihlerde ise 5 yılda zamanaşımına uğramaktadır.






