11 Kasım 2021 tarihli yazımızda boşanma sebeplerine genel çerçeve itibariyle giriş yapmıştık. Bugün de zina nedeniyle boşanma davası konusuyla özel boşanma sebeplerine değinmeye başlayacağız.
Özel boşanma sebeplerinden ilki yukarıda da değindiğimiz gibi Medeni Kanun’un 161.maddesinde düzenlenen zina halidir. Buna göre eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Kanun lafzında zinanın tanımı yapılmamış olup Türk hukukunda zina, evli bir şahsın, eşinden başkasıyla cinsel münasebette bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Zina, hukuki niteliği itibariyle özel, mutlak ve kusura dayalı bir boşanma sebebidir. Zina sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için tarafların evli olması, taraflardan birinin üçüncü bir kişiyle cinsi münasebette bulunması ve kusurlu olması gerekmektedir. Zina sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için öncelikle yasal olarak geçerli bir evliliğin varlığı gereklidir. Örneğin yok hükmündeki evliliklerde zina sebebiyle boşanma kararı verilemez. Taraflara ilişkin mahkemece alınmış bir ayrılık kararının varlığı halinde de zina sebebiyle boşanma kararı verilebilir. Taraflar nişanlıyken böyle bir olay meydana gelirse zina hukuki sebebinden bahsetmek mümkün değildir. Yine resmi nikah olmaksızın imam nikahı olarak tabir edilen sadece dini nikahın bulunduğu hallerde de zinanın boşanma sebebi yapılması mümkün değildir. Zina nedenine dayalı boşanma davası için ikinci şart cinsel ilişkinin varlığıdır. Cinsel birliktelik olmaksızın sadece duygusal ilişki var ise bu durumda da zina nedenine dayalı boşanma davası açılamaz. Yargıtay son kararlarında cinsiyet farkı gözetmeksizin her kişiyle her şekilde kurulan cinsel ilişkinin zina sebebiyle boşanma davasına konu edilebileceğine karar vermektedir. Zina sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için son şart ise zinanın kusura dayalı olmasıdır. Kusura dayalı olmadan anlaşılması gereken zinanın bilerek ve isteyerek gerçekleşmiş olmasıdır. Tecavüz ya da bilinç kaybı hallerinde zinanın iradi olma koşulu gerçekleşmediğinden bu durumlara dayalı olarak zina nedeniyle boşanma davası açılamaz.
Boşanma davasında zinanın ispatı her yolla gerçekleştirilebilir. İspat yükü davacı tarafa düşmektedir.
Zina sebebiyle boşanma davası açmak süreye bağlıdır. Buna göre davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve herhâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Zina sebebine dayalı olarak açılacak olan boşanma davasının bu süreden sonra açılması mümkün değildir. Ancak davacı eşin zina halini genel boşanma sebebi olarak ileri sürmesinde herhangi bir engel bulunmamaktadır.
Kanun lafzında yer bulan son husus ise affeden tarafın dava hakkı olmadığına ilişkindir. Buna göre eşinin aldatma fiilini affeden taraf bu nedene dayalı olarak boşanma davası açamaz. Affetmek herhangi bir şekle bağlı olmadan açık veya örtülü, yazılı veya sözlü ya da tamamen davranışla yapılabilir.






